Milletin değil kendi parasını çoğaltan siyasiler
Bakın, eski Türkiye’de bile nasıl oluyordu, Gazi Erçel olayını hatırlatayım size.
2001 ekonomik krizi patladığında Merkez Bankası Başkanı’ydı. Sabit kurdan dalgalı kura geçerken bankadaki parasını korumaya aldı, Türk lirasından dolara geçti. Parasını korumakla görevli olduğu milletse devalüasyona habersiz, hazırlıksız ve korumasız yakalandı.
Yanına mı kaldı? Ortaya çıkmasıyla istifa etmesi bir hafta sürmedi. Yargılaması da hemen başladı. Görevi kötüye kullanmaktan suçlu bulundu ve ceza aldı.
Bahse konu para, 84 bin dolar civarıydı. İddianamede Erçel, dalgalı kura geçileceğini yakınlarına bildirmek ve menfaat sağlamalarına neden olmakla da suçlandı.
Bugünse görevi gereği sahip olduğu siyasi güç, nufuz ve bilgiyle parasını koruyanlardan değil, borsada milleti silkeleyerek astronomik çoğaltanlardan söz ediyoruz.
Fatma Betül Sayan Kaya dışında var mı bir siyasi istifa? Peki ya denetleyici devlet kurumlarından bir sorumluluk istifası?
AK Parti Ekonomi İşleri Başkanı Zeybekçi, fon vurguncularıyla karıştırılmamak için önden çıkıp kendisini ifşa etmişti. Yeni Parti’ye bırakmamıştı. Ben de fon mağduruyum, diyordu.
Zeybekçi fona ne koydu, ne aldı, ne kadarını skandal patlamadan çıkardı, içeride kalan parası ne, bilmiyoruz.
Ama borsa tokatçılarına para kaptıran sıradan mağdurlar gibi tepki verse de öyle olmadığını, fonlarda dönen dolaplardan haberdar olduğunu kendi beyanlarından biliyoruz.
Oysa Zeybekçi, üstlendiği görev gereği, diğer iktidar partisi yöneticileri gibi........
