“TERÖRSÜZ TÜRKİYE!”
İnsan merak ediyor. Gerçekten Türkiye’nin insanları, “silahlar patlamadan, kimsenin burnu kanamadan, köylerde, kentlerde, kasabalarda, dağlarda, yaylalarda kendini güvende hissederek, korkusuz, endişesiz, barış içerisinde, birbirlerine saygı duyarak yaşayacaklar mıdır? Özellikle iktidar, yaratmak istediği “Terörsüz Türkiye’den” emin midir, bu isteğine, dileğine, arzusuna inanıyor mu? Kürt örgütleri barış içerisinde yaşamaya inanıyorlar mı?
Terörsüz Türkiye’ye inananlar, Osman Kavala’yı neden içeride tutuyorlar? Can Atalay milletvekili seçilmesine ve halkın iradesine rağmen neden vekilliği düşürüldü ve neden mahkumiyeti sürüyor? Gezi olaylarına “isyan” diyen iktidar, iki kişinin İSYANI çıkardığına nasıl inanabiliyor? Çünkü “gezi olayları iktidara bir tepki, bir görüş ve düşünce açıklamasıydı; gençliğin zekası karşısında iktidarın aciz kalması, ezilmesi intikam duygusunu geliştirdi. İsteseler de istemeseler de Kavala ve Can’ı simge kahraman yarattılar.
Bu ülkede elli üç bin kişinin katilinin statüsü konuşulurken Selahattin Demirtaş, niye içeride?
Türkiye’nin kırk iki yılını çaldı. Nice gençlerin hayallerini ve hayatlarını toprak etti. Kendi halkının geleceğini kararttı. Kırk dört yılda yaklaşık bir trilyon doların üzerinde bir para silaha harcanıp buhar olup çöpe gitti. Silah üreticilerinin daha çok kazanmalarına neden olan bu insan, binlerce teröristin hayatını hiçe saydı, hiçbir sorumluluk duymadı. Binlercesi kim vurduya gitti. Köyler tarandı, ateşe verildi, halkı, kadın-erkek, çoluk çocuk demeden kurşuna dizdirdi. Askerler, korucular öldürüldü. “Kurucu önder” diye tanımlanan zat, acımasız bir cani olarak “terörizmi” yönetti. Yakalandı, yargılandı ve “idam olmadığı için” AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBEDE mahkum........
