Haysiyetli Evler Şahsiyetli Bireyler
“EVLERİNİZ hem şahsiyetleriniz hem de haysiyetlerinizdir. Haysiyetli evlerden haysiyetli şahsiyetler çıkar. Meseleyi önemseyin” demişti bir defasında.
Ev ve haysiyet kavramının birlikte kullanıldığına şahitlik etmemiştim hiç.
Evet, evlerin önemine, kutsallığına, kişinin sığınağı olduğuna, oradaki havanın insanı ömür boyu takip edeceğine ilişkin çok şey işitmiştim.
Ancak muhatap olduğum bu yeni söylem benim için şaşırtıcı olduğu kadar uyarıcıydı da.
EVLERİMİZDE ninelerimizin bir namaz köşesi olurdu.
Seccade çoğu defa kaldırılmazdı. Bu, evin kıblesi olduğuna işaret sayılırdı.
Bu köşeye namaz, dua ve hatim için geçildiğinde kendini oyuna ve eğlenceye kaptıran çocuklar hiç uyarılmaya ihtiyaç duyulmadan sessizliğe çekilir veya dışarıya çıkarak orada devam ederlerdi.
Bu o hanenin karakteriydi.
Şahsiyetli evlerin şahsiyetini Allah’a kulluk ile temellendirdiğinin numuneleriydi.
EVLERİMİZ sadece doğduğumuz yerler değildi.
Varoluşsal süreçlerimizi güvenle sürdürdüğümüz yerlerdi.
Kişisel sınırlarımız burada belirlenirdi.
Kimin kime ne şekilde hürmet göstereceği, sevginin hangi ortamlarda ne tarzda eyleme dönüşeceği kıvamını bulurdu.
Tüm aile fertlerinin kendi sorumluluklarını bihakkın yerine getirmesi bu ocaklarda büyüyen çocuklara bir örnek bir işaretti. Kılavuzluk yapılırdı.
Söylem değil eylemlerle öğretilirdi.
Haysiyetli evler, evlatların var olma ve bu varlığı anlamlandırmaya çalıştığı........
