Ben Severim Sen Kaçarsın
İSMİNİ soranlara memleketinden mülhem “Adım Yamandır” soy adım ise “Gürsoy” diye cevap verirdi. Gökteki yıldız gibi parlak bir yüreği vardı. Belki de bunun için babası kendisine Necmi demişti. Göktekilerden farkıysa ulaşılabilir, sohbet edilebilir olmasıydı.
Yardım severdi. Babası nice kaç köyün ağası iken kendisi bu alanlara merak salmamıştı. Adıyaman’dan gurbet iline varmış, zorluklarla tahsilini tamamladıktan sonra bu vatanın insanlarına şifa elini uzatmak için psikolog olmuştu.
UZUN yıllar Ankara’da hizmet etmişti. Bir ara İstanbul’da alana özel ilk açılan hastanede görev almak istemiş ve yine göç etmişti.
Sohbeti seviyordu. Muhabbet vazgeçilmeziydi. İnsanlara kıymet veriyor, sorunlarıyla ilgileniyordu. Bu amaçla binlerce soruya cevap vermişliği vardı.
Zihni faaliyeti yüksek biriydi. Ezberlerle yetinemiyordu. Düşünüyor, tahlil ediyor ve sorguluyordu. Şöhreti ilim adına önde olan pek çok tanıdığı için kendilerini geliştirmemelerinden ötürü üzülüyordu. Ama yapacak bir şey yoktu. İnsan ancak kendisi adına karar alabilirdi.
İSTANBUL’A sığamadı. Hanımının teşvikiyle memleketine avdet etti. Orada daha fazla faydalı olabileceğine inandı. Öyle de oldu.
Kendisi ve ailesi depremde can kaybı yaşamamıştı ama o kıyametten çıkmak da bambaşka bir acıydı. Muhteşem bir empati ahlakıyla çevresindekilerin bütün yükünü üzerine almıştı. Terapi çadırından çıkmıyor, deprem travmasına uğrayanlara........
