menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evliliğin Ayetler Üzerine Değil Adetler Üzerine Bina Edilmesi (Aile Bütünlüğünü Korumak)

23 0
29.05.2026

Mümin her işinde ayetleri gözetmelidir. Fiil ve davranışlarına ayetler yön vermelidir. Adetler ile ayetler çeliştiğinde ayetleri tercih etmelidir. Adetleri ayetlerin önüne geçirmemelidir. Eğer adetler ayetlerin önüne geçerse orada sıkıntı başlar. Maalesef günümüzdeki evliliklerde adetler ayetlerin fersah fersah önüne geçmiş durumdadır. Evlilik denildiğinde ilk akla gelen adetler olmaktadır. Evlilik süreci adetler ile başlayıp adetler ile son bulmaktadır.

Aile yuvalarımız ayetler üzerine değil de âdetler üzerine bina edilmektedir. Evlenirken en küçük bir âdet dahi yerine getirilirken Allah’ın yasaklamış olduğu en büyük günahlar kolay bir şekilde işlenebilmektedir. Yani Allah’ın ayetleri ayaklar altında çiğnenirken âdetler bayraklaştırılmaktadır. Arkasından da “Allah hayırlı eylesin” diyerek adeta yaptığımız yanlışları Allah’a onaylatmaya çalışmaktadır. Allah neyi hayırlı eyleyecek? Ayetlerinin ayaklar altı edilerek işlenen büyük günahları mı? Ömürde bir kez yapıyoruz diyerek yapılan lüzumsuz harcamaları mı? Yoksa daha kurulmadan yıkılmaya başlamış çürük aile yuvalarını mı?

Huzurlu ve mutlu bir aile istiyorsak, önce o binanın temellerini sağlam atacağız. Âdetler üzerinde yükselen bir yuva değil, ayetler üzerinde yükselen bir bina olmalıdır. İnsanı âdetler mutlu etmez. Eğer âdetler insanları mutlu etse idi bugünkü evlenen her evli çift çok mutlu olmalı ve hiçbir evlilik boşanma ile sonuçlanmalıydı. Çünkü evlenirken, nişan ve düğünlerde ne kadar âdet var ise hepsini yerine getirilmektedir. Hiçbir âdetten taviz verilmemektedir. Adetleri yerine getirmek insanları mutlu etse idi hiçbir boşanma hadisesinin olmaması gerekirdi. Çünkü nişanlılık ve düğünlerde hiçbir adet göz ardı edilmemektedir. Gerekirse nişanı bozulup, nikâh masasından kalkılmakta ama asla ve asla âdetlerden vaz geçinilmemektedir. Bütün adetler harfiyen uygulanmasına rağmen boşanmalar çok artmış durumda. Evliliklerin süresi çok kısaldı. Bir aylık, bir haftalık süreye kadar inenler oldu. Keşke âdetlere gösterdiğimiz bağlılığın onda birini Allah’ın ayetlerine gösterseydik, bugünkü bu huzursuzlukların çoğu olmayacaktı. Mahkemeler boşanma davaları ile kilitlenmeyecekti.

Adetleri uygulamada ölçü, Kur’an ve sünnet olmalıdır. Eğer bir adet Kur’an ve sünnete ters ise o asla uygulanmamalıdır. Düğün ve nişan diye haram olan adetler işlenmemelidir. Ama gelinen noktada adetlerin hiçbiri göz ardı edilmezken, Allah’ın ayetleri hiç dikkate alınılmamaktadır. Nişanlılık döneminden başlayarak düğünün sonuna kadar ne kadar örf ve adetler var ise hepsi yerine getirilmektedir. İnsanlar kınanma korkusu ile en ufak bir adetten dahi vaz geçmemektedirler. Adetlerden vaz geçmediğimiz gibi her geçen gün yeni yeni adetler de çıkarılmaktadır.

Gerçek değerlerini kaybeden kişi ve toplumlar kendilerine yeni yeni değerler üretirler. İnsanın fıtratına en uygun değerleri İslam sağlamıştır. İslam, fıtrat dini olduğu için onun getirmiş olduğu emirler insan için en uygun olanlarıdır. Onun dışındaki hangi değer olursa olsun insan fıtratına uymamaktadır. Bir taraflardan eksiklikler........

© İstiklal