menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mekke Anlaşmasına “Evet” Ama Yetmez!

30 0
09.08.2026

Bilindiği üzere birkaç gün önce, tüm İslam Dünyasının gözde Şehrinde, yani Suudi Arabistan'ın Mekke Kentinde, üç Ülke arasında bir Anlaşma imzalandı. Adı Mekke Anlaşması. Anlaşmanın üç tarafı var. Türkiye Pakistan ve Suudi Arabistan.

Bu Anlaşma savunma ve korunma maksatlı. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması tüm İslam Dünyasına hayırlı ve uğurlu olsun.

Önce bu temenni ve dileklerimizi belirtelim. Temenni ve dileklerden de öte, öncelikle bir duadır bu. Yüce Rabbim (cc) Ortadoğu’da ve tüm Dünya’da huzur ve güven nasip eylesin. Savaşlar olmasın ve her yerde barış ve refah olsun. Bu dua ve dileklerimizi böylece beyan ettikten sonra, Mekke Anlaşması hakkındaki görüş ve düşüncelerimizi açıklayalım.

"Anlaşma, her türlü saldırganlığa karşı kolektif caydırıcılığı güçlendirmeyi amaçlamakta ve üç Devletten herhangi birine karşı gerçekleştirilecek bir silahlı saldırının hepsine karşı yapılmış sayılacağını hükme bağlamaktadır. Anlaşma ayrıca, üç Devlet arasındaki savunma iş birliğinin tüm boyutlarıyla geliştirilmesini öngörmektedir."

Mekke Anlaşmasının özeti bu. Mekke Anlaşmasının mantığı çok basit. “Dokunmayın bize. Bize dokunursanız, biz de size dokunuruz.” (Acaba öyle mi? Ya da dokunmayın bize, bize dokunursanız, biz birbirimize yardım ederiz mi?) Esasında bu Anlaşma, “adeta bir kenetlenme, bir halka oluşturma ve o kenetlenmeye, o halkaya dışarıdan bir müdahale olursa, cevabını alır” mantığıyla işlemektedir. ( O cevap nedir? İşte bu soru mühim.)

Peki mantığı bu şekilde olan bu Anlaşmanın uygulanmasında durum nasıl olacaktır? Bu halkaya toptan değil de halkanın birisine dışarıdan bir müdahale olursa, durum ne olacaktır?

Açıklamalarımızı daha anlaşılır kılmak için NATO’nun 5. maddesinden hareketle gidelim.

Mekke Anlaşmasının........

© İstiklal