menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2027 Cumhurbaşkanlığı: Fransa İçin Tüm Tehlikelerin Seçimi

9 0
01.09.2026

Fransa, 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yalnızca yeni bir siyasi yarış olarak değil, ülkenin geleceğini belirleyecek kritik bir dönemeç olarak giriyor.

Fransız siyaseti hiç olmadığı kadar kutuplaşmış durumda. Aşırı sağ güçlenirken, merkez sağ kendi kimliğini korumakta zorlanıyor ve giderek radikal sağın söylemlerinin peşinden sürükleniyor. Merkez sol ise seçmene güçlü ve inandırıcı bir gelecek vizyonu sunmakta zorlanıyor.

Böyle bir ortamda aşırı sağın, yani Rassemblement National’in iktidara gelmesi artık uzak bir ihtimal olarak görülemiyor. Marine Le Pen bugün yapılan anketlerin büyük bölümünde ilk sırada yer alıyor. Bazı senaryolarda ikinci tura kalması beklenen en güçlü rakibi ise La France Insoumise lideri Jean-Luc Mélenchon.

Tam böyle bir ortamda gündeme gelen Dominique de Villepin’in olası adaylığı, 2027 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde kartları yeniden dağıtacak bir gelişme olarak gözüküyor.

İki uç arasında sıkışan Fransa

Bugün Fransız seçmeninin önemli bir bölümü kendisini iki uç arasında sıkışmış hissediyor.

Bir tarafta göç ve güvenlik başta olmak üzere kimlik meselelerini siyasetin merkezine yerleştiren aşırı sağ var. Diğer tarafta ekonomik ve sosyal konularda radikal bir sol çizgiyi savunan LFI bulunuyor.

Mélenchon’un çizgisi göç konusunda çok daha açık ve insani bir yaklaşımı, sosyal konularda daha liberal bir anlayışı, ekonomide ise güçlü bir devlet müdahalesini savunuyor.

Bu iki siyasi çizginin birbirine duyduğu antipati de son derece güçlü.

Sonuçta Fransızların büyük bir bölümü, kendi tercihleri olmadan, birbirine taban tabana zıt iki siyasi kampın arasında kalma riskiyle karşı karşıya.

Üstelik Emmanuel Macron döneminin yarattığı siyasi hayal kırıklığı ve güven kaybı, merkezde yeni bir alternatif oluşturulmasını daha da zorlaştırıyor.

Aşırı sağın iktidarı: gerçek bir risk

Rassemblement National’in iktidara gelmesi yalnızca Fransa’nın siyasi dengelerini değiştirecek bir olay olmayacaktır.

İçeride toplumsal gerilimlerin artması ve özellikle Müslümanların daha fazla ötekileştirme ihtimali ciddi bir endişe kaynağıdır.

Bugün Fransız siyasetinde başörtüsü üzerinden yürütülen tartışmalar bunun sembolik göstergelerinden biri. Marine Le Pen’in kamusal alanda başörtüsünü yasaklama önerisini yeniden gündeme taşıması, tartışmanın ne kadar ileri taşındığını gösteriyor.

Böyle bir siyasi........

© Internethaber