Pirüpak Biri Kir
Zulmet yıldırımları çarpınca zihnime Kuru gürültüyle sökün eder gökler Kökler hâksız yere ekilir Nefsine zulmetmiş kul tohumundan Mazlumlar filizlenir şimşek hızıyla Ahı yerde kalmaz, arşıâlâ’ya çekilir Kanlı ellerim yıkanır garip gözyaşlarımla Ayağımda Kızıldenizler birikir Sahilinde Musa girdabında Firavun Pirüpak biri kir…
Sağ elim baltayı vurur putlara Güneş kan kızıllığında Ay kefen beyazında can çekişir Sol elimin beslediği altın buzağı Yayılır Tanrı Dağları’nda Kutsal boğa, burnuna konan sinekle tepişir Ateş püskürür İblis bağrından Volkan ağzında gül bahçeleri birikir Şahikasında İbrahim eteğinde Nemrut Pirüpak biri kir…
Bir gözüm kapalı bir lokma bir hırkayla Aç gözüm hep yasak meyvede Kâh Yesrib’ten fitne kâh Medine’den şehir An olur kamus yosun tutar çeşmimde Gün gelir harfsiz dilden dile gelir en akıcı nehir Kardeş........
