Evvel Temmuz
Evvel Temmuz Festivali, 7-16 Temmuz tarihleri arasında “Doğayı, Hafızayı, Yaşamı Savunuyoruz” temasıyla düzenleniyor. Miladi takvime göre 14 Temmuz’a, Rumi takvime göre 1 Temmuz’a denk gelen gün, binlerce yıldır Hatay’da Arap Aleviler ve Hristiyanlar tarafından kutlanıyor. Bu yılki programda Halkların İklim Zirvesi’ne yer ayrılarak iklim krizine karşı mücadele açısından örnek bir adım atıldı. Mezopotamya uygarlığında Sümerlere kadar kökleri uzanan bu kutsal gün vesilesiyle hafta sonu gerçekleşecek panellere ve foruma küresel bir organizasyonun yerel ve bölgesel bir buluşması diyebiliriz. Evvel Temmuz, binlerce yıllık komünal geleneğiyle iklim krizine karşı mücadelemize tanıklık edecek.
Kapitalizm, doğaya ilişkin algımızı dışımızdaki bir varlık gibi ölçülebilir, tasnif edilebilir ve fiyatlandırılabilir sınırsız bir hammadde kaynağına dönüştürdü. Küresel pazarın işleyişiyle birlikte günün yirmi dört saatine ve yılın on iki ayının milimetrik hesaplarla düzenlenmesine alıştık. Doğanın ve emeğin bir güç ve iktidar nesnesi olarak denetim altına alınabilmesi için saatler ve takvimler de boyunduruk altına alındı. Mevsimler bile bütün yerkürede üçer aylık, eşit süreli dönemler olarak tanımlandı. Evvel Temmuz, bu resmi takvim karşısında halkların yaşayan hafızasını sembolize ediyor. Belki de bu yüzden, haber bültenlerinin bütün yurttaşların aynı anda saatlerini ayarlamasıyla başladığı ve hemen ardından hava durumunun sunulduğu 12 Eylül döneminde yasaklandı. Buradan bakınca Kasım ayında düzenlenecek Birleşmiş Milletler’in resmi zirvesine alternatif olarak Halkların İklim Zirvesi’nin festival programına alınması bambaşka bir anlam kazanıyor. Çünkü bu politik tercih, kapitalizmin çoklu krizleri içinde giderek başat........
