menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Statü meselesi: Barışın kalbi mi, siyasetin kör noktası mı?

22 0
07.05.2026

Barış süreçleri çoğu zaman teknik başlıklar üzerinden tartışılır. Oysa asıl belirleyici olan, tarafların birbirini hangi statüyle gördüğüdür. “Statü meselesi” bu nedenle yalnızca hukuki ya da siyasi bir ayrıntı değil, barışın kalbine yerleşen temel bir sorudur. Türkiye’de ise bu mesele uzun süredir dogmatik bir tabu gibi ele alınmakta, konuşuldukça görünür ama çözülmedikçe ertelenen bir alana dönüşmektedir.

PKK’nin fesih kongresinin yıl dönümü vesilesiyle Kandil’den gelen açıklama, barış sürecinin artık niyet beyanlarıyla değil, somut adımlarla ilerlemesi gerektiğini yeniden görünür kıldı. Açıklama, hareketin attığı adımlarla devlet ya da iktidarın atmadığı adımlar arasındaki dengesizliğe işaret ederken, bu durumun sürdürülemez olduğuna dair güçlü bir uyarı da içeriyordu.

Tam bu noktada, Devlet Bahçeli’nin Demokratik Toplum ve Barış Süreci’ne ilişkin son çıkışı dikkat çekici, ancak aynı ölçüde ihtiyatla ele alınması gereken bir yerde duruyor. Bahçeli’nin, Abdullah Öcalan’ın statüsünün netleştirilmesi gerektiğini vurgulaması ve bu çerçevede “Barış Süreci ve Siyasal Koordinatörlük” gibi bir mekanizma önermesi, eğer ciddiyetle takip edilirse sürecin en kritik düğüm noktalarından birine doğrudan temas etmektedir. Çünkü mesele artık yalnızca diyalog kurulup kurulmadığı değildir; bu diyaloğun hangi statü ve hangi hukuki güvenceyle yürütüleceğidir. Kürt siyasi hareketi açısından bakıldığında, Abdullah Öcalan’ın statüsü teknik bir ayrıntı değil, müzakerenin kurucu unsuru olarak görülmektedir. Statüsü belirsiz bir aktör üzerinden yürütülen süreçler doğası gereği belirsizlik üretir; belirsizlik ise güveni aşındırır. Nitekim hem Kürt siyasi hareketi hem de Öcalan, bu meselenin bireysel bir mevki sorunu olarak ele alınamayacağını; aksine bunun Öcalan şahsında Kürt siyasi hareketinin ve Kürt halkının devlet nezdinde tanınmasıyla ilgili........

© İlke TV