NATO, AB Derken İslami Kalvinizm’in Ayak Sesleri
“…Bel bağlamadık sevdadan gayrısına
Bel bağlamadık sevdadan gayrısına
Uzun bir aradan sonra tekrar yazıyorum. Bazı kesimlerin eli, ruhu kanlı NATO seviciliğini Stockholm Sendromu haline dönüştürdüğü bir dönemde harflere ve kelimelere sığınarak, onları mermi gibi hayasızlığın alnına yapıştırmayı Ahmet Telli’nin şu dizeleriyle anlatacaktım ki ölüm haberi geldi. Rahmetli Telli şöyle diyordu:
“Ve derim ki emperyalizme, faşizme şovenizme sıkılan bir mermi olabilmişse şiirim geriletmişse acıyı ve zulmüyırtılıp atılıyorsa küçük burjuva ellerde şiirimin verilmiş hesabıdır bu”
Kelimelerin hesabını yine rahmetli Telli gibi, yazının başındaki dizelere sığınarak, sevdadan başkasına bel bağlamayarak vermek istedik ki yarın 15 Temmuz; vatan sevdasının vatana ihanet imtihanı karşısındaki büyüklüğünün yaşandığı gün.
Bu arada 15 Temmuz benim doğum günüm.
Sevgili büyüğüm Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş Hocamın vefatının 10. yıl dönümü. Rabbim rahmet eylesin.
Rus ruletinin vazgeçilmez silahı toplu tabancanın, Anadolu deyimiyle altıpatların Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kan ve ölümün efendileri olan NATO liderlerine hediye edilmesi, geleneklerin ötesinde bir anlam daha ifade ediyor. Yeraltı dünyasını, özetle kabadayı alemini Türk siyasi geleneğinde en iyi bilen ve bütün jargonlarına hâkim olan Cumhurbaşkanı Erdoğan; kendisini yetiştiren, himaye eden Sultan Demircan’ın ve kayınpederi Cemal Gülbahar’ın mirasını en iyi koruyan isimdir. Kabadayı alemi, her an ateş edebilme özelliğine sahip, uzun namlulu (6 inçlik) revolver silah kullanır.
Sağdan soldan binlerce gencin katili olan Gladio'nun hamisi NATO liderlerine hediye edilen silah da Külliye’de yapılan karşılama ve ikramlar da kimilerinin nutkunun tutulmasına neden olsa da “Ayağınızı denk alın” kabilinden silah hediye edilmesi, Türkiye’nin “ayaktayım” mesajının somut örneğidir.
Tam da “NATO 3.0” konseptinin tartışıldığı bir dönemde, Büyük Ortadoğu Projesi'nin kabuk değiştirdiği yeni bir modeli yaşayacağız. NATO’nun bundan böyle üç merkezi olacak:
Brüksel: NATO’nun merkez üssü. Avrupa’nın güvenlik konseptinin merkezini oluşturuyor. Eninde sonunda savunma bütçelerini istenilen noktaya yükseltecek olan Avrupa devletlerinin, savunma sanayisi konusunda ABD dışında başvuracağı adreslerin başında Türkiye var. Rusya’nın yayılmacı politikalarına karşı ABD, Avrupa’ya “Başınızın çaresine bakın” mesajı veriyor.
Ankara: Türkiye; Ortadoğu (Kuzey Afrika) ve Orta Asya ülkelerini içine alan bir coğrafyanın savunma merkezi olacak. Her ne kadar NATO bildirisinde İran tehdidi konu edilse de Türkiye; İsrail’in yayılmacı politikasına, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’ın kurduğu stratejik ortaklığa karşı yeni güç dengesi olacak. BOP ideolojik bir konseptti, şimdi savunma merkezli stratejik bir konsepte evriliyor. Türkiye’nin önemli bir ağırlığı ise Karadeniz bölgesinde olacaktır. Montrö’nün yeniden ele alınmasını zorunlu kılacak olay ise ABD’nin NATO üzerinden ısrarla Karadeniz’de üs talep etmesidir. Bulgaristan ve Romanya bu konunun doğrudan muhatabı iken, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali bu talebin öncelenmesine neden olmaktadır.
Ancak asıl soru şu: Biz masaya ne koyduk, ne alacağız? Rahmetli Özal’ın deyimiyle bir koyup üç mü alacağız, üç koyup bir mi alacağız?
Türkiye bu yeni rolü için NATO’nun kesenin ağzını açmasını istiyor. Bu hizmetin bir bedeli var. Unutmadan; 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz gibi NATO/Gladio operasyonlarının bedelini fazlasıyla ödemiş Türkiye’nin, Kore Savaşı gibi yeni bir maceraya girmesini kimse beklemesin.
İsrail’in kaşıdığı Kıbrıs sorunu ve bundan umutlanan Yunanistan’ın “Bir gece ansızın gelebiliriz” şarkısını unutmasına imkân yok.
Tayvan: İran geriliminin asıl nedeninin İran’ın enerji girdilerini kısıtlamak olduğu herkes tarafından bilinmekteyken, NATO 3.0’ın yeni saç ayağı Tayvan olacaktır. Burada öne çıkan ise AUKUS paktıdır. 15 Eylül 2021 tarihinde Avustralya, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri arasında imzalanan; Asya-Pasifik bölgesini konu alan ve yapay zekâ, siber güvenlik ile kuantum endüstrisi konularını da kapsayan bu pakt, kurulurken NATO ülkeleri arasında ciddi bir krize neden olmuştu. Avustralya’nın 2016’da Fransız Naval Group ile 35 milyar euro tutarında 12 adet geleneksel dizel-elektrik tahrikli denizaltı için yaptığı anlaşmayı 2021 yılında tek taraflı feshetmesi, Fransa’nın ardından AB ülkelerini ABD’ye karşı cephe almaya itmiş, Macron soluğu Pekin’de almıştı. Fransa’nın bölgede (Mayotte, Yeni Kaledonya, Réunion, Wallis ve Futuna, Fransız Polinezyası) 1.6 milyon vatandaşının ve 8 bin askeri personelinin olmasının yanı sıra, Fransız ekonomisinin üçte birini Asya-Pasifik bölgesinin oluşturması, Fransa için neredeyse Çin gibi........
