Bütünleşik afet yönetimi kapsamında sivil toplumda yorulan mısınız, hazırlanan mısınız?
“Bütünleşik Afet Yönetimi”, riski ve krizi yönetmek üzere bir döngüdür. Riskin yönetildiği bölümde zarar azaltma ve hazırlık evreleri; krizin yönetildiği bölümde ise müdahale ve iyileştirme evreleri yer alır.
Riskin yönetildiği bölüm afet öncesi dönemi kapsar. Kriz ise iki dönemde yönetilir. Afetin sıfırıncı saati ile başlayan afet sırası ve afet sonrası dönem. Analitik olarak dört evrede ele alınsa da bu evreler pratikte birbirinin içine geçer.
Afet yönetiminin başarısı yönetişimin ne kadar gerçekleştirilebildiği ile ilintilidir. Bu nedenle yerelden başlayan, mahalle örgütlenmeleri ile toplumsal katılımın olduğu ve sivil toplum kapasitesinde örgütlülüğün sağlanması yönetişim mekanizmasının işletilmesi için önemlidir.
Afet öncesi dönemde sivil toplum daha çok risk, kırılganlık, mevcut kapasite ve ihtiyaç analizleri üzerine çalışır. Risk altında gördüğü noktalar ve gruplar için savunuculuk yapar. Risklere yönelik planlama ve protokolleri hazırlar. Farkındalık çalışmaları, eğitimler ve tatbikatlarda bulunur. Finansal ve ayni olmak üzere kaynak geliştirme çalışmalarını gerçekleştirir. Gönüllülük sistemi kurar, bu sisteme gönüllüleri entegre edecek programları uygular. Gönüllü ve ekiplerin ilgili akreditasyon sistemlerine dahil olmasını ve yerel, ulusal ve uluslararası afet planlarıyla uyumlu çalışmasını sağlar. Ağ ve koordinasyon faaliyetlerinde bulunur.
Hazırlık........
