12 Eylül ve 80’ler Modası
Bugün günlerden 12 Eylül.Sağcısının da solcusunun da, dahası orta yolcusunun da; kısaca ülkemin üzerinden silindir gibi geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümünde, cuntacılara öfkemizi hala kınımızda saklarken, 80’lere gelirken bizim ve bizden önceki kuşakların çektiği acıları hiç bilmeyen, henüz doğmadıkları için de hiç bilemeyecek olanların sosyal medya üzerinden başlattıkları modayı şaşkınlıkla izliyorum.Bizim kuşak 12 Eylül’ü hiç unutmayacaktır.Ama sosyal medyadaki o modayı başlatanlar ve yayanlar farkında mıydı bilmem; 80’ler modası, giyim kuşamımızın ne kadar değiştiğini ve siyah-beyaz televizyonların renkli televizyonlara dönüşümünün heyecanını tazelemesinden öte, darbecilerin sokaklarımızda sebep oldukları postal seslerini hafızalarımızda tazelemesiyle birlikte demokrasiye sahip çıkmamızın gereğini bize yeniden hatırlatması bakımından önemliydi.12 Mart muhtırasının verildiği tarihlerde siyasal bilincimin tam olarak oluştuğunu söyleyemem ama bir yurttaş olarak, 12 Mart 1971’den 12 Eylül 1980’e gelene kadar geçen süreçte sebep olunan acıları unutmam mümkün değil.Sokaklara taşan terör olayları nedeniyle gazetelerde her gün sağdan ve soldan ölenlerin sayısı veriliyordu.80’ler modasıyla genellikle o günleri hiç yaşamamış olanlar tarafından o yılların giyim kuşamı ve saç şekilleri sergileniyor ya şimdilerde.Ve fakat…80’ler öncesi kendisini “Ülkücü” olarak tanımlayan sağ görüşlü gençler ile “Devrimci” olarak tanımlayan solcu gençlerin parkaları farklı renk tonlarındaydı mesela.Saç ve bıyık kesimleri de farklıydı.Bu kadar zıt görünüme rağmen ortak bir noktaları yine de vardı ama.Biri duvara “Bağımsız Türkiye”, diğeri “Milliyetçi Türkiye” yazıyordu. Ama bu tavır bile bir ülkünün ürünüydü ki o ülkü, vatan sevgisiydi.Aralarında lümpenler yok muydu?Vardı elbette.Ama sokaklarda birbirini boğazlayan bizim ve bizden önceki kuşağın gençlerinin büyük çoğunluğunun siyasal bilinci vardı.Sosyal medyada yapay zekayla oluşturulmuş resimleri paylaşmaktan öte bir durumdu 80’ler ve 80’ler öncesi yaşam.Yaşanan onca acıya........
