menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yapay zekâ çağında öğretmeni yeniden düşünmek 11 Haziran 2026

14 0
11.06.2026

“Hiçbir yapay zekâ, öğretmenin öğrenciyi tanıyan, ona rehberlik eden ve öğrenmeye insanî bir anlam katan rolünün yerini tutamaz. Geleceği, teknolojiyi en fazla kullanan toplumlar değil; onu insanı, öğrenmeyi ve etik sorumluluğu merkeze alarak bilinçli biçimde kullanan toplumlar şekillendirecektir.”

Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gökçe Kurt Tiftik ile yapay zeka ve öğretmen ilişkisini konuştuk.

Yapay zekâ denince akla çoğu zaman öğrenci geliyor. Siz neden meselenin merkezine öğretmeni ve öğretmen eğitimini koyuyorsunuz?

Yapay zekâ tartışmaları çoğu zaman öğrenciler üzerinden yürütülüyor. Öğrenciler ödevini yapay zekâya mı yaptırıyor, yazma becerileri zayıflar mı, eleştirel düşünme zarar görür mü? Bunlar tabi ki önemli sorular. Ancak bu dönüşümün asıl merkezinde öğretmen var. Çünkü yapay zekânın eğitimdeki etkisini belirleyen şey, teknolojinin tek başına gücü değil, onu sınıfa taşıyan öğretmenin pedagojik hazırlığı, etik farkındalığı ve mesleki muhakemesidir. Yapay zekâ çok güçlü bir araç olabilir ama pedagojik bir amaç doğrultusunda kullanılmadığında, öğrenciyi düşündürmek yerine onun yerine düşünen bir mekanizmaya dönüşebilir.

Bu noktada Harvard’dan gelen bir araştırmaya değinebiliriz. Kestin ve arkadaşlarının 2025’te yayımlanan çalışmasında, yapay zekâ özel öğretmeni ile öğrenen öğrencilerin öğrenme kazanımı, sınıf içi aktif öğrenme odaklı derse katılan öğrencilerinki ile karşılaştırılmıştır. Özel olarak tasarlanan yapay zekâ rehberinin yenilikçi tasarımı, sınıf içi derslerde uygulanan pedagojik açıdan etkili uygulamalarla aynı doğrultuda şekillendirilmiştir. Sonuçlar, öğrencilerin yapay zekâ rehberini kullandıklarında, sınıf içi aktif öğrenmeye kıyasla daha kısa sürede daha fazla öğrendiklerini göstermiştir. Sistem, öğrencinin yerine düşünmemesi, kısa ve yönlendirici cevaplar vermesi ve öğreneni aktif tutması için tasarlandığından, onu güçlü kılan şey, arkasındaki pedagojik akıl olmuştur.

Bu nedenle yapay zekâ çağında öğretmen eğitimi her zamankinden daha önemli hale gelmiştir. Öğretmen adayları bu araçları yalnızca metin yazdırma ya da ders planı hazırlatma aracı olarak görmemeli, onları öğrenmeyi destekleyen ama mutlaka sorgulanması ve uyarlanması gereken kaynaklar olarak değerlendirmeyi öğrenmelidir. Aynı şekilde sahadaki öğretmenler de yalnız bırakılmamalı, bu dönüşüm karşısında sürekli, uygulamaya dayalı ve etik boyutu güçlü mesleki gelişim olanaklarıyla desteklenmelidir.

Yapay zekâ çağında öğretmen adayları ve mevcut öğretmenler hangi yeterliklerle desteklenmeli?

Hem geleceğin öğretmenleri hem de bugün sınıfta olan öğretmenler için yapay zekâ çağında öğretmen eğitimi dört temel başlıkta düşünülebilir.

Birincisi, öğretmen adaylarının ve mevcut öğretmenlerin öncelikle temel bir yapay zekâ okuryazarlığına ihtiyacı bulunmaktadır. Bu, herkesin yazılımcı olması gerektiği anlamına gelmiyor. Ancak öğretmen, üretken yapay zekânın nasıl çalıştığını, neden bazen yanlış ya da uydurma bilgi üretebildiğini, hangi durumlarda önyargılı sonuçlar verebileceğini ve hangi verilerin bu sistemlerle paylaşılmaması gerektiğini bilmelidir. Bu bilgi, hem öğretmenin kendi kullanımını hem de öğrencilerine vereceği........

© HalkTV