Sanat eğitimine neden ihtiyaç duyarız? 13 Haziran 2026
“Sanat eğitimi yalnızca resim yapmak, dans etmek ya da tiyatro oynamak değildir. Sanat eğitimi, insanın kendisini, başkalarını ve dünyayı daha derinden algılamayı öğrenmesidir. Daha duyarlı, daha yaratıcı ve daha özgür bireylerin yetişmesi için sanat eğitiminin bir seçenek değil, temel bir ihtiyaç olduğuna inanıyorum.”
Sanat Eğitimcisi Dr. Bahar Gürey ile sanat üzerine konuştuk.
Çocuklar, yetişkinler ve hatta yaşlılar neden oyuna ihtiyaç duyar?
Oyun kültürden bile eskidir. Huizinga'nın kitabında insan, Homo Ludens, yani oyun oynayan insan olarak tanımlanır. Dolayısıyla çocuk için oyun sadece eğlence değildir; dünyayı tanımanın yoludur. Oyun, çocuğa hata yapma özgürlüğü veren en güzel araçtır. Bir oyunun içinde defalarca düşer, kalkar, yeniden dener ve vazgeçmez. Bu yüzden öğrenme en doğal haliyle oyunun içinde gerçekleşir.
Ama oyun sadece çocuklara ait değildir. Yetişkinler ve yaşlılar da oyun oynadıkları sürece merak etmeye, keşfetmeye ve yaratıcı düşünmeye devam ederler.
Bernard Shaw'a atfedilen çok sevdiğim bir söz var: "Yaşlandığımız için oyun oynamayı bırakmayız; oyun oynamayı bıraktığımız için yaşlanırız."
Çünkü oyun insanı canlı tutar. Oyun oynadığımızda anda kalırız. Yeni şeyler denemeye cesaret ederiz. Hata yapmaktan daha az korkarız. Kendimizle ve başkalarıyla yeniden bağ kurarız.
Ben oyunu güvenli bir deneme alanı olarak görüyorum. İnsan oyunun içinde başka ihtimalleri deneyebilir, kendisini yeniden keşfedebilir ve başkalarıyla yeni ilişkiler kurabilir. Bu yüzden oyun, çocuklukta başlayıp yaşam boyu devam etmesi gereken çok değerli bir ihtiyaçtır.
Siz yıllardır oyun ve yaratıcı süreçler üzerine çalışıyorsunuz. Jeux Dramatiques'i Türkiye'ye getiren kişi olarak bize bu yöntemi anlatır mısınız? Oyun ve yaratıcılıkla ilişkisi nedir?
Jeux Dramatiques'i Türkçeye "Dışavurumcu Oyun" olarak çevirebiliriz. Bu yöntem oyun, hareket, dans, doğaçlama ve dramatizasyonu bir araya getiren sanat yoluyla öğrenme yöntemidir.
Jeux Dramatiques'in en ilginç yanlarından biri, katılımcıların günlük dil yerine sadece "cıbırca" dediğimiz hayali bir dil kullanmalarıdır. Böylece iletişim kurarken jestlere, mimiklere, beden diline ve sezgilere yer açılır. Dil bariyeri ortadan kalkar ve insanlar birbirlerini farklı bir şekilde dinlemeye başlar.
Bu süreçte amaç iyi oyuncu olmak ya da sahneye bir performans çıkarmak değildir. Amaç, canlandırma aracılığıyla kendimizi, başkalarını ve çevremizi keşfetmektir.
Jeux Dramatiques'te oyun oynarken ve canlandırma yaparken anda kalırız, spontane davranırız ve yaratıcılığımızı kullanırız. Bu karşılaşmaların içinde bazen kendimizle, bazen başka insanlarla, bazen de hiç fark etmediğimiz yönlerimizle tanışırız.
Bu nedenle Jeux Dramatiques sadece bir canlandırma değil; yaratıcılığı, iletişimi, empatiyi ve öz farkındalığı destekleyen güçlü bir öğrenme alanıdır.
Jeux Dramatiques'in bir........
