menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bekleniyordu, oldu...İran’a saldırı: Öncekinin tekrarı

35 0
01.03.2026

Hani geçen yıl, 12 gün süren İran-İsrail savaşında “İran’ın nükleer kapasitesi etkisiz hale getirilmişti?” Bu sözleri hala hafızamızda olan ABD Başkanı Donald Trump İran’a yönelik dün sabahki saldırının ardından daha önce “etkisiz hale getirilen” nükleer tesislerin hedef alındığını açıklayınca, pek bir garip olmadı mı bu? Peki, Ocak ayında Venezuela’ya çullanma gerekçesi olarak bu ülkeden ABD’ye uyuşturucu sokulduğunu söyleyen Trump’ın daha sonra “istediğimiz sadece petroldü” demesine ne buyrulur?

Trump böyle biri işte. İlk söylediklerine, daha sonra söyleyecekleri beklenerek kulak verilmeli aslında. Yıllardır, ABD’nin sahte gerekçelerle başlattığı Irak saldırısının “aptallık” olduğunu söyleyen birinden, “sahte” gerekçelerle İran’ı vuran birine dönüşmesi pek bir hızlı oldu.

Kendime adıma söylüyorum, bugüne kadar gördüğüm “en başarılı” yalancıdır da. ABD’nin yurtdışındaki müdahalelerini sona erdireceğini vaat ederek iki seçim kampanyası yürütmesi, sonunda seçimi kazanması “yalancılığının” başarısıdır.

Dünyanın gözü önünde süren bir yalancılık maratonu var Trump’ın. Daha on gün önce sadece Ortadoğu’daki değil tüm dünyadaki çatışmaları/savaşları çözmeyi amaçlayan, başkanlığını yaptığı, Barış Kurulu’nu toplamıştı. Yalanlarının, çoğu otoriter ya da diktatör kimi devlet adamlarını Trump’a çeken bir tarafı var demek ki.

Sekiz savaşı bitirdiğini söyleyerek Nobel Barış Ödülü’nü kendi ağzıyla isteyen, (verilmediği için de hayli öfkelenen) Trump’ın İran saldırısının inandırıcı bir gerekçesinin olmadığını söylemeye gerek yok. İstediği kadar “Amacımız, İran rejiminin oluşturduğu acil tehditleri ortadan kaldırarak Amerikan halkını korumaktır” desin, İddia ettiği gibi İran ABD halkı için acil bir tehdit değildi. Bu yüzden BM Şartı’nı ihlal etmiştir her şeyden önce. İkincisi, İran nükleer bir tehdit de değildir çünkü ne BM, ne ABD istihbaratı hatta ne de İsrail’de kimi yetkililer İran’ın nükleer silaha sahip olduğunu gösteren bir kanıtın olduğunu söylemekte.

Neden saldırdı peki İran’a? Belki de ülkesinde hem de ara seçimler öncesinde popülaritesinin giderek düşmesi “dışarıda” bir şeyler yapmasına yol açmıştır. Belki de aslında kendisine hep sıcak bakagelmiş olan Yüksek Mahkeme’nin, bu kez bir dış politika manipüle aracı olarak gümrük vergilerini kullanma yetkisini kısıtlaması da etkilemiş olabilir ruh halini. Ha bir de........

© HalkTV