Emeklinin geçim düğümü Anayasa Mahkemesi'nde çözülür mü? 29 Eylül 2026
Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde yaşanan acı olay, Türkiye’de emekliliğin geldiği noktayı bir kez daha sorgulamamıza neden oldu.
60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu, emeklilerin seyyanen zam talebiyle bir araya geldiği sırada yaşamına son verdi. O gün elinde taşıdığı dövizde ise çok kısa ama üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir cümle vardı:
“Para için değil, onurumuz için.”
Bir insanın yaşamına son verme kararını yalnızca ekonomik gerekçelerle açıklamak elbette doğru değildir. Her insanın kendi hayatında, bizim dışarıdan göremediğimiz acıları, sorunları ve yükleri olabilir.
Ancak bu olayın yaşandığı yer, zaman ve geride kalan o cümle; Türkiye’de emeklilerin içinde bulunduğu şartları da yeniden konuşmayı zorunlu kılıyor.
Çünkü emeklilik aslında nedir?
Emeklilik, insanın çalışma hayatı boyunca kurduğu bir gelecek güvencesidir.
Bir çalışan yıllarca sabah işe gider, akşam evine döner. Maaşını almadan önce brüt ücretinden sosyal güvenlik primleri kesilir. İşveren de üzerine kendi prim payını koyar ve bu tutarlar sosyal güvenlik sistemine aktarılır.
On yıllar boyunca devam eder.
İnsan gençliğinde, en üretken çağlarında sistemin finansmanına katkıda bulunur. Bugünün emeklilerinin aylıkları ödenirken yarının emeklileri de çalışmaya ve prim ödemeye devam eder.
Sosyal güvenlik sisteminin temelinde kuşaklar arasındaki bu dayanışma vardır.
Çalışan insan da doğal olarak şunu düşünür:
“Bugün çalışıyorum, primimi ödüyorum; yarın yaşlandığımda devletim de beni yalnız bırakmayacak.”
İşte sosyal güvenliğin özü bu güvendir.
Emeklilik aylığı bu nedenle bir lütuf değildir.
Bir yardım hiç değildir.
Emeklinin yıllarca çalışmasının, üretmesinin, prim ödemesinin ve sosyal güvenlik sistemine katkısının karşılığında elde ettiği bir haktır.
Ne yazık ki bugün geldiğimiz noktada emeklilik, birçok insan için çalışma hayatının sona erdiği huzurlu bir dönem olmaktan uzaklaşıyor.
İnsan emekli oluyor ama geçim derdi emekli olmuyor.
Sabah işe gitmiyor belki ama bu kez market fiyatlarını düşünüyor.
Mesai yapmıyor ama kira gününü hesaplıyor.
Maaş bordrosu beklemiyor ama ayın sonunu beklerken cebindeki parayı sayıyor.
Hayatının en yorucu yıllarını geride bırakmış insanın artık biraz nefes alması gerekirken, bugün birçok emeklimiz yeniden çalışmanın yollarını........
