menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Siyasal Körlük ve Dunning-Kruger Sendromu 19 Haziran 2026

9 0
yesterday

Dunning-Kruger Sendromu'nun ortaya çıkış hikâyesi, tam anlamıyla gerçek ve trajikomik bir banka soygunu vakasına dayanır.

Olay, 1995 yılında Amerika'nın Pittsburgh şehrinde geçer. McArthur Wheeler isimli bir adam, aynı gün içinde iki bankayı güpegündüz, yüzünde hiçbir maske veya gizlenme aracı olmadan soyuyor. Bankadaki güvenlik kameralarına açıkça bakıyor, hatta veznedarlara silah doğrultup gülümsüyor. Polis, aynı akşam yerel haberlerde güvenlik kamerası görüntülerini yayınlar yayınlamaz, Wheeler birkaç saat içinde yakalanıyor.

Polisler kapısını çalıp onu gözaltına aldığında ise tarihe geçen şu cümleyi kuruyor:

" Ama ben limon suyu sürmüştüm! "

İşin arkasındaki mantık hatası ise tam bir Dunning-Kruger örneğidir.

Limon suyu, görünmez mürekkep olarak kullanılabiliyorsa, o halde yüzüne limon suyu sürdüğünde güvenlik kameraları onu göremeyecekti!

Üstelik Wheeler, soygundan önce kendi evinde bir polaroid fotoğraf çekmişti. Muhtemelen limon suyu gözlerini yaktığı için kamerayı tam doğrultamamış ve tavanın fotoğrafını çekmişti. Kendi yüzünü göremeyince de şu sonuca varmıştı:

"Tamamdır, görünmez oldum."

Dunning ve Kruger'i ünlü yapan şey de tam olarak buydu: Bir insanın bilgi ve yetkinliği azaldıkça, kendi bilgi ve yetkinliğini olduğundan çok daha fazla görme eğilimi.

İsmail Arı ile Timur Soykan'ın söyleşisini izlediğimde aklıma bu sendrom geldi.

Kılıçdaroğlu, uzun süre oylarının çalındığına, genel başkanlığın aslında kendi hakkı olduğuna inanıyordu. Belki de kendini buna inandırmıştı.

Geçmişe dönük komplo teorilerine çok fazla itibar etmiyorum. Dönüp dönüp Kılıçdaroğlu'nun her........

© HalkTV