Zihin kalabalığı mı, fıtrat yorgunluğu mu?
Hiç durup düşündünüz mü; zihninizin içindeki o bitmek bilmeyen uğultu size mi ait, yoksa içine doğduğunuz dünyanın yankısı mı?
Sabahın ilk ışıklarıyla başlayan “yetişme” telaşı, ekranlardan sızan bildirimler ve başkalarının hayatlarına dair bitmek bilmeyen görseller… Modern insan, tarihin hiçbir döneminde bu kadar çok veriye maruz kalmamıştı. Ancak bu bir “bilgi zenginliği” olamaz, bir zihinsel istila. Bu istila altında asıl sesimizi; yani fıtratımızın o sakin ve vakur tınısını duymaz hale geldik.
Mizaç İlmi ve Zihinsel Yankı
Bilimsel perspektiften baktığımızda, beynimizdeki Default Mode Network (Varsayılan Mod Ağı), biz hiçbir şey yapmazken bile geçmişin pişmanlıkları ve geleceğin kaygıları arasında mekik dokur. Ancak bu ağın çalışma biçimi her birimizde farklıdır; çünkü her ruhun bir mizacı vardır.
Kimi mizaçlar ayrıntılarda boğulmaya meyillidir, zihinleri bir labirent gibi karmaşıklaşır. Kimileri ise duygusal fırtınaların arasında savrulur, zihinsel kalabalığı bir yük gibi sırtında taşır. Zihinsel kalabalık, aslında kişinin........
