menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YAD YAZILARI: YAHYA OĞUZ

4 0
previous day

Değerli okuyucular, bugün yâd edeceğim isim; hem Mehmed Zahid Kotku Hocaefendi’ye bağlı olan hem de Necmettin Erbakan’ın en yakınında bulunan ve 21 Ekim 2022 tarihinde vefat eden Yahya Oğuz Bey’dir.

YAHYA OĞUZ KİMDİR?Türkiye’nin son 70 yıllık döneminde önemli rol oynayan, bilinen isimlerin yanı sıra arka planda etkin görevler üstlenmiş ancak pek duyulmamış kişiler de vardır. Bunlardan biri de Yahya Oğuz Ağabey’dir.Aslen Afyonkarahisarlı olan Yahya Bey, o dönemde Türkiye’nin tek mühendislik okulu olan İstanbul Teknik Üniversitesi’nde elektrik mühendisliği öğrenimine başladığında, birçok üniversite öğrencisi gibi, Mehmed Efendi Hocamızın arkadaşı olan ve ondan önce dergâhta bulunan Abdülaziz Bekkine Hazretlerinin ders halkasına katılır. Bekkine, dönemin manevi mimarı olarak tanımlanmaktaydı. Necmettin Erbakan gibi üniversite öğrencileri de onun talebeleri arasındaydı.Bir hatıratta anlatıldığına göre Abdülaziz Bekkine’nin isteği üzerine asistan Necmettin Erbakan ile Yahya Oğuz, Haydarpaşa Garı’ndan birlikte Oğuz’un memleketi Afyonkarahisar’a, Bolvadinli Yörükzade Ahmet Fevzi Efendi’nin yanına giderler. Ahmet Fevzi Efendi, henüz lisansüstü öğrencisi olan Erbakan’ı tanır ve ona “Necmettin Hoca” diye hitap eder. Böylece bu lakabı ilk kullanan kişi olur. Erbakan ile Oğuz arasındaki yakın dostluk hiç bitmez; Yahya Oğuz, Erbakan’ın en yakınındaki isimlerden biri olarak kalır. Erbakan’ın 1969’da başlattığı Millî Görüş Hareketi’nin ilk üyesi de Yahya Oğuz olur.Mehmed Zahid Kotku Efendi’nin de en yakınlarından biri olan ve seyahatlerinde onun sağ kolu olarak yer alan Yahya Oğuz, Erbakan’ın siyasi harekete girişindeki en güçlü destekçisiydi. 1969 yılında, sınıf arkadaşı Süleyman Demirel tarafından Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanlığından polis zoruyla uzaklaştırılan Erbakan, siyasete girme konusunda danıştığında Mehmed Efendi’nin onayını alır. 1969’da Konya’dan bağımsız milletvekili adayı olarak seçime girer ve TBMM’ye girer.1973 seçimlerinde yüzde 12 oy alan MSP, CHP ile koalisyon hükümeti kurdu.MSP için en önemli bakanlıklardan biri olarak görülen Sanayi Bakanlığının müsteşarı da Yüksek Mühendis Yahya Oğuz oldu. Siyasetin kendisine uygun olmadığını, ancak arka planda daima Erbakan Hoca’nın destekçisi olacağını söyleyen Yahya Oğuz, bu dönemde önemli atılımların planlanmasında görev aldı. Günümüzdeki fabrikaların, organize sanayi bölgelerinin, havalimanlarının ve karayolu ağının planlanmasında ve hayata geçirilmesinde rol oynadı. Hayatı boyunca Millî Görüş Hareketi içinde yer aldı.

YAHYA BEY İLE HATIRALARIM

Yahya Bey’in iki özelliği vardı. Birincisi Hocaefendi’ye, ikincisi de Necmettin Erbakan’a bağlılığıydı. Ayrıca Yahya Bey, bizlere ders olacak nitelikte birçok hatıra nakletmiştir. Bunlardan birkaçını, önemlerine binaen sizinle paylaşacağım. Erbakan’a neden bu kadar bağlı olduğunu da bir hatıra aracılığıyla anlatmıştı.Yahya Bey’in hatıralarında, ilk başta itiraz etme eğiliminde oluşu dikkat çekiciydi. 12 Eylül’den önce Hocaefendi’nin partiden ayrılın yönündeki sözü üzerine, Yahya Bey Sanayi Bakanlığı Müsteşarlığı görevinden ayrılmıştı. Darbe olunca hapse girmekten kurtulmuştu. Yani Hocaefendi’nin sözünü dinlemenin semeresini görmüştü. Millî Selamet Partisinin Yahya Bey dışındaki bütün kadrosu cezaevinde olduğu için Hocaefendi’nin cenazesine katılamamıştı.Yahya Bey, Esad Hocamızın tabiriyle, sözlerinin birkaç manası olan biriydi. Bir soruya verdiği cevabın başka bir manası da olabilirdi. Celal Hoca’nın (Celalettin Ökten) ders alma hikâyesini Yahya Bey’den dinlemiştim. “Peki” demeyi öğrenmeyi de ondan işitmiştik.Yanılmıyorsam 1985 veya 1986 yılıydı. 12 Eylül’den sonra Yahya Bey, Vakıf Gureba Hastanesine gelmişti. Mide spazmı geçirmiş, mide kanseri şüphesiyle film çektirmek üzere bize başvurmuştu. Ben Yahya Bey’in mide filmini çektim ve normal bir rapor verdim. Ardından, “Siz neredesiniz? Tedavülden çekilmiş paralar gibi kayboldunuz; Hocaefendi’ye yardım etmiyorsunuz!” dedim. Burada merhum Esad Coşan Hocamızı kastediyordum.Bu sözüm içine işlemiş olacak ki bana, “Acaba Merkez Bankasına gitsek bizi kabul eder mi?” dedi. Bu söz üzerine mi, bilmiyorum, Yahya Bey Esad Hocamıza geldi ve Hakyol Vakfında görev aldı. Bir defasında, bir Sağlık Vakfı toplantısında yapacağım konuşmaya sakıncalı bulduğu bazı ifadeler nedeniyle müdahale etmiş, sözlerimi yumuşatmıştı. O sırada İslâm, Kadın ve Aile, İlim ve Sanat dergileri hazırlık aşamasındaydı. Yahya Bey bir süre sonra görevinden ayrıldı.

Önce altı yıl Van’da, ardından altı yıl Batman’da görev yapınca İstanbul’dan 12 yıl uzak kalmıştım. Birçok tanıdığımla birlikte Yahya Bey’le de irtibatım kesilmiş oldu.

YAHYA BEY’DEN HATIRALAR

CELAL HOCANIN HİKÂYESİTasavvufsuz İlmin Afeti veya Celal Hoca’nın Mehmed Efendi Hocamıza İntisabıMerhum Celal Hoca, imam hatip okullarının ilk kurucularındandır; Sadettin Ökten ile Dr. Hümeyra Ökten’in babasıdır. Hümeyra Hanım iç hastalıkları uzmanıdır. Sadettin Ökten ise uluslararası şöhrete sahip, birikimli ve çok değerli bir mimar ve bilim insanıdır.Celal Hoca ile Hocaefendi arkadaşmış ve sık sık görüşürlermiş. Birlikte........

© Habername