Kripto Para davalarında hangi mahkemeler görevlidir ve yetkilidir ? - Av. Ahmet Karaca
Kripto para davalarında görevli mahkeme sorusuna İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, 6 Şubat 2025 tarihli kararında somut bir cevap verdi: Kripto varlık hizmet sağlayıcısına karşı açılan alacak davasını Asliye Ticaret Mahkemesi görmeliydi. Daire, 2025/34 E., 2025/150 K. sayılı kararında yatırım amacıyla hareket eden davacıyı tüketici kabul etmedi. Ancak kararın kapsamı, bütün kripto uyuşmazlıklarını tek başlık altında toplamak için yeterli değildir.
Borsada parası kalan yatırımcının sorusu genellikle daha yalındır: “Hesabımdaki parayı nasıl geri alacağım?” Hukuk dilinde karşılığı bir alacak talebi olan bu sorunun cevabı, sözleşmenin hangi şirketle kurulduğuna ve paranın neden ödenmediğine bağlıdır. Mahkeme seçimi, yatırımcının haklılığı incelenmeden önce çözülmesi gereken usul meselesidir.
Hesabına erişemeyen kişi için beklemek zaten yeterince ağırdır. Davanın yanlış mahkemede açılması, alacağın esasına geçilmeden bir görev tartışması yaşanmasına yol açabilir. Bu yüzden ilk dilekçenin yalnızca mağduriyeti anlatması yetmez; neden o mahkemeye başvurulduğunu da açıklaması gerekir.
İstanbul BAM’ın 2025 tarihli kararı ne söylüyor?
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, 06.02.2025 tarihli kararında, kripto varlık işlemlerinden doğan alacak talebi bakımından Asliye Ticaret Mahkemesini görevli buldu. Daire, tüketici mahkemesini görevli kabul eden ilk derece kararını kaldırdı. Dosyayı, davanın yeniden görülmesi için İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderdi.
Uyuşmazlık, bir kulüp tokenına ilişkin işlemler kapsamında gönderilen paraların geri ödenmediği ve hesabın bloke edildiği iddiasından doğmuştu. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, 16.08.2024 tarihli, 2024/457 E., 2024/474 K. sayılı kararında tüketici mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varmıştı.
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi ise yatırım amacını ve 7518 sayılı Kanun’un getirdiği düzenlemeleri birlikte ele aldı. Ticari davaları düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 4/1-f üzerinden farklı bir görev değerlendirmesi yaptı.
Kararın kesin verilmesi, uyuşmazlığın usul bakımından geldiği aşamayı gösterir. Bir BAM kararının kesinliği ile bütün mahkemeleri bağlayan bir içtihadı birleştirme kararının etkisi aynı değildir. Emsal kararı dilekçeye taşırken benzerliğin nerede başladığını, nerede bittiğini göstermek gerekir.
Kripto yatırımcısı tüketici sayılır mı?
Kripto yatırımcısının tüketici sıfatı, yalnızca gerçek kişi olmasına bakılarak belirlenmez. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 3, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmeyi esas alır. Sözleşmenin niteliği ve işlem amacı birlikte incelenir. Finansal bir hizmet alınması da tüketici hukukunu kendiliğinden devre dışı bırakmaz.
Bir avukat olarak tüketici sıfatını değerlendirirken 6502 sayılı Kanun m. 3 ile m. 83’ü birlikte okumayı gerekli görüyorum. Kanun’un 83. maddesi, bir işlemin başka kanunda düzenlenmesinin tüketici işlemi sayılmasını tek başına engellemediğini belirtir. Dolayısıyla yalnızca SPK denetiminden hareketle tüketici sıfatı hakkında sonuca varılamaz.
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin 2025/34 E., 2025/150 K. sayılı kararında kâr amacı, tüketici sıfatının reddinde belirleyici oldu. Karar, benzer yatırım ilişkileri bakımından kullanılabilecek bir gerekçe sunuyor. Buna karşılık bir kişinin bütün finansal işlemlerinin aynı hukuki niteliği taşıdığını varsaymak doğru olmaz.
Dava hazırlığında incelenecek belgeler bellidir: Kullanıcı sözleşmesi, işlem kayıtları, satın alınan varlığın sağladığı haklar ve talep edilen hizmet. “Bireysel müşteriyim” açıklaması nasıl tek başına yeterli değilse, “yatırım yaptı, öyleyse tüketici değildir” cümlesi de somut incelemenin yerini tutmaz.
7518 sayılı Kanun mahkeme seçimini nasıl etkiledi?
7518 sayılı Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcılarını Sermaye Piyasası Kurulunun düzenleme ve denetim alanına aldı. Kanun, 2 Temmuz 2024 tarihli ve 32590 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na eklenen 35/B ve 35/C maddeleri, hizmet sağlayıcının statüsünü ve müşteriyle ilişkisini incelerken başvurulacak dayanaklardır.
Kripto varlık hizmet sağlayıcısı, platform ve saklama hizmeti gibi faaliyetleri yürüten kuruluşlar için kullanılan kanuni terimdir. Kuruluşun yaptığı işin hukuki niteliği, yalnızca ticaret unvanında “teknoloji” veya “yazılım” yazmasına bakılarak belirlenmez. Müşteriye sunulan hizmet ve hizmetin tabi olduğu düzenlemeler incelenir.
TTK m. 4/1-f, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerden doğan davaları ticari dava kapsamında ele alır. Bu kapsamda her iki tarafın da tacir olması aranmaz. TTK m. 5 ise aksine düzenleme........
