Mutlak butlan ile “mazbata” kalır mı?
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Kurultayı’na yönelik yargının verdiği mutlak butlan kararı ile pek çok konu ve kavram gibi “mazbata” kavramını da tartışmaların merkezinde görmeye başladık.
38. Kurultay’ın kazananı Özgür Özel’in “mazbatası”nın olduğu, Mutlak butlan kararı ile genel başkanlık görevini yeniden üstlenen Kemal Kılıçdaroğlu’nun mazbatasının olmadığı gibi…
Meseleye Anayasa, Seçim Hukuku, Siyaset Bilimi ekseninde bakmak ve duygusallıktan uzak bir şekilde yaklaşmak bizi doğru bir yere götürecektir.
Demokrasilerde seçim, yönetenlerin belirlenmesine ilişkin teknik bir prosedür olmanın ötesinde meşruiyetin kaynağını oluşturan temel kurumsal mekanizmadır.
Demokratik devlet anlayışında egemenliğin kaynağı halktır ve bu egemenlik seçimler aracılığıyla temsil ilişkisine dönüştürülür. Ancak halk iradesinin sandıkta ortaya çıkması, kamusal yetkinin kullanılabilmesi için tek başına yeterli değildir. Siyasal iradenin hukuk düzeni tarafından tanınması, kayıt altına alınması ve kurumsal niteliğe kavuşturulması gerekir. İşte bu noktada “mazbata” kavramı ortaya çıkar. Mazbata kelimesinin kökeni Arapçadır ve “tespit edilmiş şey”, “yazılı kayıt” anlamlarına gelir.
İlk bakışta sıradan bir idari belge gibi görülebilen mazbata, gerçekte demokratik temsilin hukuki tescili anlamına gelir. Çünkü seçim sonucu sosyolojik ve siyasal bir olgu doğururken mazbata bu olguyu hukuki statüye dönüştürmektedir. Bu nedenle mazbata, seçim sonucunu açıklayan bir belge olmanın ötesinde, temsil yetkisinin hukuk düzeni içerisindeki kurucu teyididir.
Bir kişinin belediye başkanı, milletvekili, parti genel başkanı ya da başka bir kamusal temsil makamının sahibi haline gelmesi, seçmenden, delegeden gerekli oyu almasının yanında bu sonucun hukuk düzenince kesinleştirilmesine bağlıdır. Bu açıdan bakıldığında mazbata, halk egemenliğinin pozitif hukuk alanındaki görünümüdür.
Demokratik meşruiyetin normatif forma kavuşması mazbata aracılığıyla gerçekleşir. Seçim halk iradesini ortaya koyarken, mazbata bu iradeyi devlet organizasyonu içine dahil eder. Böylece temsil ilişkisi soyut siyasal düzlemden somut hukuki zemine taşınır.
Hukuk devletlerinde seçimlerin temel işlevi iktidar değişimini sağlamakla sınırlı değildir, siyasal düzenin meşruiyetini sürekli yeniden üretmek gibi bir fonksiyon da taşır. Demokratik........
