YPG kendini feshetti Kemalistler karaları bağladı…
Terörsüz Türkiye bağlamında çok önemli bir merhale olan yasanın çıkmasının ardından gelişmeler beklendiği gibi doğal seyrinde cereyan ederken, Türkiye’nin bu 50 yıllık beladan kurtulmasını istemeyen çevreler, hesabına çalıştıkları gücün çıkarları doğrultusunda olumsuz söylemlerle adeta bir uğursuzluk yaymaya başladılar…
Özellikle İsrail’in hesaplarını altüst edecek bu gelişmenin Türkiye düşmanlarınca manipüle edilebileceğini öngören herkes, bu homurdanmaları da öngörmüştü elbette.
Hadise henüz sıcaklığını korurken Malazgirt Zaferi'nin 955ci yıl dönümü kapsamında Ahlat’ta konuşan Sayın Cumhurbaşkanı Türkiye düşmanlarına ve içerideki nasipsiz işbirlikçilerine yönelik şu cümleleri sarf ediyordu…
“Türkiye, vatandaşlarıyla birlikte bölgesindeki herkes için barış istedikçe, cinayet şebekelerinin kan ve çatışma üzerine kurulu planları bozuluyor.
Türkiye olarak bizim bölgemizin tamamında barıştan, adaletten, istikrar ve huzurdan öte hiçbir amacımız, hedefimiz, gayemiz yok.
Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız.”
Bu çok anlamlı ifadelerin üzerinden henüz birkaç saat geçmişken, Mazlum Abdi Şam’da bir açıklama yaparak YPG/DSG’nin kendini feshettiğini duyurdu.
Bu beklenmedik gelişme, bölge siyaseti açısından kritik bir eşiğin geride kaldığı anlamına geliyordu elbette.
Suriye’nin geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olan bu gelişme ile ilgili Türkiye, uzun zamandır aynı şeyi söylüyordu esasen…
“Suriye’nin geleceği terör örgütlerinin silahlı yapılanmaları üzerinden değil, Suriye devletinin egemenliği ve ülkenin toprak bütünlüğü üzerinden kurulmalıdır.”
“Terörsüz bölge” aslında “Terörsüz Türkiye” konseptinin bir uzantısı zira bu olguların birbirinden bağımsız olduğunu düşünmek mümkün değildir.
Bu bağlamda içeride, terörün siyasi, sosyal ve psikolojik zemini ortadan kaldırılırken dışarıda da vekâlet savaşlarının ürettiği terör düzeninin vasatı da bütünüyle boşa çıkarılmış oluyordu…
Gerçek şu ki, Ankara’nın sabırlı ve kararlı politikası, bölgesel denklemi tamamen değiştirdi!
Terörün olmadığı, sınırların güvenli, devletlerin egemen olduğu bir bölge; Türkiye’nin değil, bütün bölgenin ortak çıkarı olduğu hakikati gün gibi ortaya çıkmıştır artık…
Ortaya çıkan gerçek........
