menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Nereden Nereye… Milletin Ordusu, Ümmetin Duasıyla Buluşunca!

38 0
01.06.2026

Bazı anlar, bazı bayramlar vardır ki insanın hafızasında bambaşka bir yere oturur. Aradan yıllar geçse bile unutulmaz. Her hatırlandığında insanın içini ısıtır, gönlünde tarifsiz duygular uyandırır. İşte geride bıraktığımız bu Kurban Bayramı da benim hafızama kolay kolay silinmeyecek muazzam bir sahneyle kazındı.

Edirne’nin vakur ve ihtişamlı mabedi olan Selimiye Camii’nin kubbeleri altında çekilen o fotoğrafı görünce, eminim bu toprakların derdiyle dertlenen milyonlarca insan benim gibi durup düşündü. Gözleri doldu, dudaklarından şu cümle döküldü:

“Hamdolsun Allah’ım, Nereden nereye!”

Hiç şüphesiz bu bayramın en anlamlı, en simgesel ve en güçlü tablosuydu bu.

Milli Savunma Bakanımız Sayın Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanımız, Kuvvet Komutanlarımız ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin en üst komuta kademesi, üzerlerinde o şerefli üniformalarıyla Selimiye’de milletle omuz omuza saf tutmuş, tekbirlere iştirak ediyordu. Namaz çıkışında ise yıllarca bu millete tepeden bakan, ulaşılmaz görünen eski seçkinci anlayışın aksine samimiyetle insanlarla bayramlaşıyor, tebessüm ediyor, vatandaşla iç içe görüntüler veriyorlardı.

Bu tabloyu sıradan bir bayram manzarası gibi görüp geçmek, bu ülkenin yakın tarihine de toplumsal hafızasına da kör bakmak olur.

Çünkü biz o kışla kapılarında dökülen gözyaşlarını unutmadık.

Bu millet, öz evladını peygamber ocağına gönderen ama başındaki örtü yüzünden yemin törenine alınmayan annelerin ülkesidir. Evladını uzaktan, tel örgülerin arkasından seyretmek zorunda kalan anaların sessiz feryadı hâlâ bu milletin hafızasındadır. Ak sütü gibi helal olan o gururu yaşamalarına izin verilmeyen, inancı sebebiyle horlanan Anadolu kadınlarının kırılan kalbi, bu ülkenin en derin yaralarından biriydi.

Kurtuluş savaşımızın komutanlarından Mustafa Kemal’in arkasına saklanarak bu milletin bin yıllık mayası olan İslam’ı ve mukaddesatını bir tehdit unsuru gibi göstermeye çalışan vesayet odakları, yıllarca askeri milletine yabancılaştırmaya uğraştı. “Mehmetçik” kavramının kökündeki “Muhammed” ruhunu unutturmak isteyen, namaz kılıyor diye, eşi başörtülü diye nice başarılı subayı bir gecede kapının önüne koyan bir zihniyet vardı bu ülkede.

O dönemlerde kışlalar, milletin değerlerine karşı tahkim edilmiş birer kale gibi konumlandırılmıştı. Askere gitmek kutsaldı ama askeri yöneten anlayış, milletin inancına karşı adeta soğuk bir savaş yürütüyordu.

İşte Selimiye’de ortaya çıkan o........

© Haber Vakti