menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Mesih için savaş mı?

35 0
16.09.2026

Ortadoğu’ya bakıyorum…

Gazze’ye, Kudüs’e, Batı Şeria’ya, Lübnan’a, Suriye’ye, Kıbrıs’a ve bütün bu coğrafyanın üzerinde dolaşan büyük hesaplara bakıyorum.

Sonra kendime şu soruyu soruyorum:

Biz burada sadece toprak kavgası mı görüyoruz, yoksa çok daha büyük bir inanç, siyaset ve güç mücadelesinin ortasında mıyız?

Bu soruyu sormak bile bugün bazı çevreleri rahatsız edebilir.

Ama sormak zorundayız.

Çünkü mesele yalnızca Netanyahu değildir. Mesele yalnızca Trump değildir. Mesele yalnızca Siyonizm değildir. Mesele yalnızca Chabad değildir.

Mesele; dinin, siyasetin, ekonomik gücün ve jeopolitik hesapların birbirine karıştığı noktada insanlığın ne hale getirildiğidir

Chabad (veya tam adıyla Chabad-Lubavitch), Yahudiliğin ultra-Ortodoks (Haredi) mezhebine bağlı, küresel çapta faaliyet gösteren dini ve felsefi bir Hasidik hareketidir.

Farklı bakış açıları olan gruplara ayrılmış olsalarda normalde aşırı hasidik grupların bir final öğretisi vardır. Nedir bu? Dünya kaosa sürüklenecek, o sırada “Mesih”gelecek ve İsrailoğullarını vadedilmiş topraklara geri getirecek. Allah, üçüncü tapınağı mescid-i aksa'nın bulunduğu yerde kuracak, herkes Allah'ı tanıyacak. bütün geçmişteki ölmüş yahudiler diriltilecek. Yahudiler Nuh’un yedi yasasına uyan yahudi olmayanlar (Goyim) ile birlikte altın çağ başlayacak.

Chabad-Lubavitch, merkezi New York’ta bulunan ve dünyanın birçok ülkesinde faaliyet gösteren Hasidik bir Yahudi hareketidir. Dini ve toplumsal faaliyetleriyle bilinen bu yapı, Türkiye’de de faaliyet göstermektedir.

İstanbul’da Chabad bağlantılı dini ve toplumsal faaliyetler yürüten isimler bulunmaktadır.

Buraya kadar mesele dini ve toplumsal bir faaliyet olarak görülebilir.

Fakat benim asıl dikkat çekmek istediğim yer bundan sonrası.

Çünkü Chabad’ın kendi dini anlayışında Moshiach, yani Mesih inancı önemli bir yere sahiptir. Mesih’in gelişi, Kudüs’teki mabedin yeniden inşası ve Yahudilerin İsrail topraklarında toplanması gibi unsurlar bu inanç çerçevesinde ele alınmaktadır.

Ama burada çok önemli bir çizgi çekmek zorundayız.

Mesih inancına sahip olmak, savaş istemek anlamına gelmez.

Bütün Chabad mensuplarını veya bütün Yahudileri savaş yanlısı göstermek doğru değildir.

Tam tersine, Chabad’ın kendi dini anlatısında Mesih döneminin nihai hedefi barış ve ahlaki dönüşüm olarak ifade edilmektedir.

Öyleyse asıl sorumuz şu olmalıdır:

Dini bir inanç, siyasi bir proje tarafından araçsallaştırıldığında ne olur?

İşte benim korkum burada başlıyor.

Benjamin Netanyahu’nun Lubavitcher Rebbe ile geçmişten gelen kişisel ilişkisi biliniyor. Netanyahu, yıllar önce yaptığı görüşmelerde Rebbe’nin kendisine verdiği mesajların siyasi hayatında etkili olduğunu da açıkça ifade etti.

Ama Netanyahu’yu Chabad’ın resmi siyasi temsilcisi olarak tanımlamak doğru değildir.

Bu ayrımı özellikle yapıyorum.

Çünkü gerçekleri........

© Haber Vakti