FINDIĞIN DEĞİL, UMUDUN FİYATI DÜŞÜYOR
Karadeniz’de fındık sadece dalda yetişen bir ürün değildir.
Bir annenin çeyiz sandığıdır.Bir babanın borç ödeme hesabıdır.Bir gencin düğün hayalidir.Bir öğrencinin okul masrafıdır.Bir esnafın kışa çıkma umududur.
Kısacası fındık, bu coğrafyada hayatın ta kendisidir.
Her yıl hasat yaklaşırken aynı heyecan başlar.
Dalların doluluğu hesaplanır.
Kaç çuval çıkar, kaç kilo gelir, borçların ne kadarı kapanır diye defterler açılır.
Kimi oğlunu evlendirecektir.
Kimi kızına çeyiz yapacaktır.
Kimi traktörünün borcunu kapatacaktır.
Kimi çocuğunu üniversiteye gönderecektir.
Kimi de sadece kışı biraz daha rahat geçirmek ister.
Hayaller büyük değildir aslında.
Kimse zenginlik peşinde değildir.
İnsanlar yalnızca bir yıllık emeğinin karşılığını almak ister.
Ama sonra hasat başlar.
Fındık çuvala girerken umutlar da yavaş yavaş azalır.
Ve o meşhur söz yine söylenir:
Evdeki hesap çarşıya uymadı.
Belki de Karadenizli üreticinin en çok duyduğu cümle budur.
Çünkü yıllardır evdeki hesap bir türlü çarşıya uymaz.
Gübre alırken fiyat yüksektir.
Mazot alırken fiyat yüksektir.
İlaç alırken fiyat yüksektir.
İşçi tutarken yevmiye yüksektir.
Ama........
