İnsanlar Makamdan Değil, Samimiyetsizlikten Yoruluyor
Çünkü insan, karşısındaki kişinin ne kadar güçlü olduğundan çok, kendisine ne kadar gerçek davrandığına bakar.
Bir selamın içten olup olmadığını, bir telefonun hatır sormak için mi yoksa bir ihtiyaç olduğunda mı açıldığını, bir sözün gerçekten tutulmak için mi yoksa o anı kurtarmak için mi söylendiğini zamanla anlar.
Ve insan bir kez anladığında, eskisi gibi bakamaz.
Hayatın her alanında olduğu gibi siyasette, iş dünyasında, dostluklarda ve aile ilişkilerinde de güvenin temelinde samimiyet vardır. İnsanlar her zaman aynı fikirde olmak zorunda değildir. Herkesin her konuda anlaşması da mümkün değildir.
Ama insan, kendisine dürüst davranılmasını bekler.
Bazen bir insanın yanında olmak, ona büyük sözler söylemekten daha değerlidir. Zor gününde açılan bir telefon, kimsenin görmediği bir anda uzatılan bir el, karşılık beklemeden yapılan küçük bir iyilik, yıllarca hatırlanır.
Çünkü insanın hafızasında çoğu zaman söylenen sözlerden çok, o sözlerin arkasında durulup durulmadığı kalır.
Bugün hepimiz hayatın farklı telaşları içinde yaşıyoruz. Kimi geçim derdinde, kimi işinin peşinde, kimi ailesinin geleceğini düşünüyor. Herkesin omzunda görünmeyen bir yük var.
Böyle bir dünyada insanların birbirinden beklediği şey çoğu zaman çok büyük değil.
Biraz da zor zamanda yanında olacağını bilmek.
Fakat bazen en çok konuşanların, en az dinleyenler olduğunu görüyoruz. En çok “yanındayım” diyenlerin, ihtiyaç olduğunda ortada olmadığını. En güzel sözleri söyleyenlerin, en basit sorumlulukları........
