Diploma Fabrikası mı, Bilim Yuvası mı?
Her Şehre Üniversite Açtık da Bilim Nerede Kaldı?Türkiye'de her yıl milyonlarca genç üniversite sınavına giriyor. Sınav sabahı aileler dualarla uğurluyor, öğrenciler kalemlerini asker uğurlar gibi çantalarına yerleştiriyor, televizyonlar "geleceğin belirleneceği gün" manşetleri atıyor.Sonra ne oluyor?
Gençler üniversiteye giriyor.
İşte bu soruya verilen cevaplar giderek sessizleşiyor.
Bir zamanlar üniversite diploması bir anahtardı. Şimdi ise birçok gencin elinde hangi kapıyı açacağı belli olmayan süslü bir anahtarlık haline geldi.
Bugün Türkiye'de üniversite mezunu işsizlerin sayısı her geçen gün artıyor. Diplomalı gençler iş arıyor, işverenler deneyim arıyor, deneyim ise hiçbir yerde bulunamayan efsanevi bir yaratık gibi ortalıkta dolaşıyor.
İş ilanlarına bakıyorsunuz:
"Yeni mezun alınacaktır."
"En az üç yıl deneyim şartı."
Bunu yazan insan kaynakları uzmanının zaman yolculuğunu çözmüş olması gerekiyor.
Çünkü normal fizik kurallarıyla bunun açıklaması yok.
Her Şehre Bir Üniversite, Her Mahalleye Bir FakülteSon yıllarda Türkiye'nin dört bir yanında üniversiteler açıldı.
Öyle ki bazen insan navigasyona bakarken şehir mi görüyor, kampüs mü görüyor anlamakta zorlanıyor.
Üniversite sayısının artması elbette sevindirici.
Ancak burada küçük bir soru ortaya çıkıyor:
Üniversite binası yapmakla üniversite olunur mu?
Bir binaya tabela asmak kolaydır.
Önemli olan içine bilim koyabilmektir.
Kütüphanesinden çok kafeteryası bulunan, laboratuvarından çok otoparkıyla övünen kurumlar ortaya çıktığında insan ister istemez düşünüyor:
Biz........
