menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

SOSYAL MEDYA BİZİ NEREYE GÖTÜRÜYOR?

6 0
31.08.2026

Eskiden bir haberin peşine düşmek için gazeteye, radyoya, televizyona ya da bir gazeteciye ihtiyaç vardı. Haberin kaynağı belliydi. Muhabiri belliydi. Editörü vardı. Haberi yayınlamadan önce kontrol eden birileri vardı. Yanlış yapıldığında hesabını sorulacak bir kurum, bir gazete, bir televizyon, bir gazeteci vardı.

Sonra sosyal medya hayatımıza girdi. Önce iletişimimizi kolaylaştırdı. Uzakları yakın etti. Yıllardır görmediğimiz insanları buluşturdu. Sonra fotoğraf paylaşmaya, video çekmeye, düşüncelerimizi anlatmaya başladık. Derken sosyal medya, yalnızca iletişim aracı olmaktan çıktı; başlı başına yeni bir medya düzenine dönüştü.

Bugün herkes aynı zamanda bir ‘yayıncı’. Elindeki telefon, cebindeki kamera, önündeki ekran onun gazetesi, televizyonu, radyosu...

Bir olay olduğunda çoğu zaman gazeteciden önce vatandaşın kamerası olay yerine ulaşıyor. İşte burada ‘vatandaş gazeteciliği’ dediğimiz yeni bir alan ortaya çıkıyor.

Bunun elbette çok değerli tarafları var. Bir haksızlığı görünür kılabiliyor. Bir olayın duyulmasını sağlayabiliyor. Geleneksel medyanın ulaşamadığı yerlere ulaşabiliyor.

Ama madalyonun öteki yüzü de var. Çünkü haber yapmak başka şeydir, bir olayı telefonla görüntülemek başka... Bir görüntüyü paylaşmak başka şeydir, o görüntünün ne anlama geldiğini bilmek başka... Ve en önemlisi; Her gördüğümüz şey gerçek değildir.

HABER Mİ, YÖNLENDİRME Mİ?

Bugün sosyal medyada önümüze düşen bir görüntünün nerede çekildiğini, ne zaman çekildiğini, görüntünün tamamının bu olup olmadığını çoğu zaman bilmiyoruz. Bir fotoğrafın altına yazılan birkaç cümle, görüntünün anlamını tamamen değiştirebiliyor. Bir insanın yıllar önce söylediği bir söz bugün söylenmiş gibi gösterilebiliyor. Bir olayın başka ülkede çekilmiş görüntüsü, Türkiye'de yaşanmış gibi servis edilebiliyor. Bir video birkaç saniyelik bölümünden kesilip bambaşka bir anlam yüklenerek milyonlara ulaştırılabiliyor. Ve bütün bunların yayılması için artık milyonlarca liralık televizyon kanallarına da ihtiyaç yok.

Biraz da insanların merak duygusunu kullanmak... Gerisi geliyor.

Nitekim Reuters Institute'un 2025 araştırması, sosyal medya ve video platformlarının haber tüketimindeki ağırlığının hızla arttığını, geleneksel gazeteciliğin karşısında ‘podcast yayıncıları, YouTuber'lar, TikTok üreticileri ve kişisel markaların’ giderek daha görünür hale geldiğini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 58'i internette haber konusunda doğrunun yanlışından ayırt edilmesinden endişe duyduğunu söylüyor.

2026 araştırmasında ise küresel örneklemin yüzde 27'sinin her hafta haber ve bilgi için sosyal medya içerik üreticilerine başvurduğu görülüyor. Üstelik bu kişiler geleneksel medyaya göre daha anlaşılır ve eğlenceli bulunurken, daha az güvenilir ve tarafsız görülüyor.

İşte tehlike tam burada başlıyor. Çünkü insanlar artık yalnızca gazetecilerden haber almıyor. Önüne mikrofon konulan herkes ‘haberci’ olabiliyor. Biraz takipçisi olan herkes ‘uzman’ olabiliyor. Bir kamera karşısında kendinden emin konuşan herkes, toplumun bir kesimi tarafından ‘doğruyu söyleyen kişi’ kabul edilebiliyor. Oysa gazetecilik bir mikrofondan ibaret değildir.

Gazetecilik eğitimdir.

Ve en önemlisi, ‘Ben bunu nereden biliyorum?’ sorusunu sormaktır. Bugün ise sosyal medyada sıfatı, eğitimi, uzmanlığı belli olmayan insanlar; psikolojiden sağlığa, hukuktan dine, ekonomiden ilişkilere kadar her konuda hüküm verebiliyor.

Örneğin bir insan çıkıyor, ‘Senin burcun böyle olduğu için sen sevgini gösteremezsin’ diyor.

Bir başkası ‘Gerçek erkek karısını çalıştırmaz’ diyor.

Bir diğeri ‘Sen seviyorsun ama sevginin gereğini yapamıyorsun’ diye insanlara hayat dersi veriyor.

Bir başkası din adına konuşuyor.

Bir başkası sağlık konusunda teşhis koyuyor.

Bir diğeri birkaç kelimeyle insanların bütün hayatını açıklamaya kalkıyor.

Ve milyonlarca insan bunları dinliyor.

Ben yıllardır gazetecilik yapan bir insanım. Bir haberi........

© Güneydoğu Ekspres