Buna da şükür
Fenerbahçe, pek çok kişinin “çok kolay” olması gerektiğini düşündüğü turu hayli zorlanarak atlamayı başardı. Ne ilk maçta ne de dün akşam ortaya konan futbol kimseyi mutlu etmedi. Henüz İsmail Hoca’nın kafasındaki takım oyunu sahaya konamıyor, oyuncular form tutamadı ve santrafor eksikliği net biçimde hissediliyor. Eğer bu eksikler tamamlanmazsa bir sonraki turda Sturm Graz karşısında başarı şansı yok.
Şampiyonlar Ligi’ne direkt gidememenin en büyük sıkıntısı bu. Transferleri yapamadan, takımı oturtamadan, oyun planını hayata geçiremeden elemelere başlıyorsun. Daha hiçbir şey hazır değilken Şampiyonlar Ligi’nden elenme riski taşıyan maçlar oynuyorsun.
Hele İsmail Kartal gibi takımın başına yeni gelmişsen ve takım senin kafandaki oyun planına alışkın değilse gerçekten işler zorlaşıyor.
İşte bu nedenle İsmail Hoca ikidir kendi oyun planını bir önceki dönemden bilen Fred, İrfan Can gibi isimlere öncelik veriyor. Yeni transferlerden sadece Ake girmişti ilk 11’e. Greenwood kulübedeydi. Geçen maçın en iyilerinden Bartuğ da kulübedeydi ve yerini Asensio almıştı. İsmail Kartal’ın göz bebekleri Fred, İrfan Can ve Kerem yine kadrodaydı.
Kısaca İsmail Hoca, takım oyununa güvenemediği için kimi oyuncularının kişisel........
