menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kimin çocuğu olmak isterdiniz?

35 0
27.09.2026

Bu soruya doğmadan ve büyümeden cevap vermek kolay değil maalesef.

İnsan en azından iki konuda tercihte bulunamıyor.

Birisi doğumuna neden olan ailesi.

Diğeri de dünyaya geldiği coğrafya.

Siz doğmadan önce size sorulma imkânı olsaydı, belki başka bir aileyi ya da farklı bir ülkeyi tercih edecektiniz.

Ama doğduktan sonra sizi kucaklarında büyüten anne ve babalarınızı çok sevdiniz.

Örneğin, ben köy camilerinde uyuyarak manifatura sattığımız rahmetli babamı çok ama çok sevdim.

Rahmetliyi kaybedeli 15 sene oldu.

23 Eylül, babacığımın seneyi devriyesiydi.

İlk fırsatta Emirdağ’ına ellerini öpmeye gideceğim.

Bu nedenle bu yazı teknik olmaktan ziyade duygusal olacak.

ER ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİ

Malumunuz “er” rütbesiz askerdir.

Ben de askerliğimi er olarak yaptım.

40 sene önce ben askerliğimi yaparken şöyle bir şaka vardı.

Alında her şaka gerçeği yansıtır.

Askerliğini parayla yapanlar “Mehmet ağadır.”

Benim gibi üniversite mezunu olup, askerliğini kısa dönem er olarak yapanlar “Mehmet beydir.”

Bu iki gruba da girmeyip askerliğini uzun dönem yapanlar ise “MEHMETÇİK.”

İşte bu Mehmetler Temmuz ayının ortasında 81 ilden toplanıp Ankara’ya hak mücadelesi vermeye geldiler.

Talep ettikleri hak son derece basit ve anlaşılabilirdir.

Tabii ki beyniyle düşünüp, kalbiyle karar verenler için.

Bu talebi sadece vicdan muhasebesi yapmayalar anlamazlar.

Er gazilerimiz diyorlar ki “aynı toprağa düşen, aynı bayrağa sarılan, aynı istiklal marşıyla uğurlanan kahramanlarımızın sosyal hakları konusunda neden ayrımcılık yapılıyor?”

Düşünsenize aynı cephede terör örgütüyle vuruşuyorsunuz.

Kiminiz gazi oluyor, kiminiz şehit.

Şehit olanları bayrağa sarıp, istiklal marşıyla defnediyoruz.

Gazi olanlarımızın gözü kör oluyor, kolu ve bacağı kopuyor, pankreası parçalanıyor.

Buraya kadar herkes eşit.

Malulen emekli oluyorsunuz.

Albay olanlar farklı, teğmen olanlar farklı, astsubay olanlar farklı ve Mehmetler farklı sosyal haklara sahip oluyorlar.

Farklı maaş alıyorlar.

Farklı tedavi görüyorlar.

Subaylar ücretsiz protez hakkına sahipken, er gazilerimiz bu hakka ulaşmak için bin bir türlü zorluk yaşıyorlar.

40 bin canımızın katili terör örgütüyle mücadele ederken “şehitler ölmez vatan bölünmez” diyerek Mehmetleri cepheye gönderip, bugün terörist başına “annesinin kınalı kuzusu” muamelesi çekenler bu hak mücadelesini anlamıyorlar mesela.

Üstelik, 47 günlük eylemleri süresince er gazilerimize yapmadıklarını bırakmadılar.

Ankara Güvenpark’ta eylem yapan er gazilerimize polis müdahale etti.

Er gazilerimiz göz önünde bulunmasınlar diye Kurtuluş Parkına sürüldüler.

Bir er gazimiz köprüye çıktı.

Bir diğeri intihar etmek istedi.

AMA, ÖNCE ÖZEL BİR PAYLAŞIM

7 milyon........

© Gazete Pencere