Kırmızı duygular sahnesi
Orhan Gencebay’ı, Müslüm Gürses’i ancak 2000’li yılların başlarında -o da popüler kültürün etkisiyle- keşfetsem de Kamuran Akkor’u keşfim ’90’ları bulmadı. Hayatımın her karesinin film gibi yaşandığı yıllara eşlik eden şarkıların sesidir o.
Kamuran Akkor, on sene Batı müziği söyledikten sonra konservatuvarda sanat müziği eğitimi almasıyla birlikte bu alanda kayda değer okumalar yaptı, pop müziği sınıfına giren şarkıları eşi Vasfi Uçaroğlu’nun orkestrası eşliğinde seslendirdi.
70’lerde ise Türk sanat müziği temelli, arabesk/fantezi etkili, ancak hiçbir zaman tamamen arabeske kaymayan bir türe sesi ve yorumuyla adeta ilham oldu. Şarkılar mı ona uydu, o mu şarkıları kendine uydurdu, bilinmez ama Kamuran Akkor Türkiye’de üç jenerasyonun her yaş döneminde neşeden hüzne dalgalanan tüm duygu durumlarına eşlik etti. Üstelik, hüznü yaşamaya da bir zarafet getirerek. Şarkılarıyla yer aldığı Yeşilçam filmleri bunun en iyi kanıtıdır.
İşte bu yüzden, geçtiğimiz şubat ayında Netflix’te yayımlanmaya başlayan, Orhan Pamuk’un aynı adlı romanından uyarlanan “Masumiyet Müzesi” dizisindeki bazı damar sahnelerde onun seslendirdiği şarkıları duyduğumuzda şaşırmadık.
Özellikle, en yürek burkan sahnelerden birinde yer alan “Ateşe Attın Beni” şarkısı aşktan gurura, gururunu çiğnemekten inada, aldatmadan kine, arzudan özleme uzanan kırmızının pek çok tonundaki duygulara tercüman oldu. Kamuran Akkor’un sesi kendisinin de kullanmayı çok sevdiği kırmızıya yine bir naiflik kattı.
Bir de onu canlı dinlediğinizi düşünün…
2025 benim için farklı bir yıldı; kalbimde sonsuz boşluklara yol açan kayıplarım oldu. O yüzden sanatçının sahne almaya başladığını fark etmemişim. Ancak yıl sonuna doğru bir his geldi; acaba Kamuran Akkor’un........
