Hizbullahçılara ‘özel hukuk’ ve çerçeve yasa
Kürt sorunundaki süreçle ilgili hazırlanan ve bu hafta Meclise sunulması beklenen çerçeve yasanın içeriği, kapsamı ve nasıl uygulanacağıyla ilgili tartışmalar devam ederken iktidar yargısının Hizbullahçı katillere uyguladığı “özel hukuk”, sürece dair güvensizlik ve kaygıları büyütüyor. Çünkü ülkenin en önemli demokrasi sorunlarından biri olan Kürt sorununun çözümünün bir parçası olarak gündeme getirilen çerçeve yasada şiddet eylemlerine karışmamış siyasetçiler bile “denetimli serbestlik” adı altında rejime karşı söz söyleyemez hale getirilmeye çalışılırken Kürt halkına karşı özel savaşta kullanılan ve yüzlerce cinayetin faili konumunda bulunan Hizbullahçı katiller serbest bırakılıyor.
Hizbullahçılara uygulanan “özel hukuk”un son örneğiyle ilgili EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi sundu. Karaca, aralarında Gerçek dergisi Diyarbakır Temsilcisi Namık Tarancı’nın da yer aldığı yüzlerce cinayeti nasıl işlediklerini daha önce itiraf eden ve cezaları Yargıtay tarafından onaylanan Hizbullah Yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar’ın Anayasa Mahkemesinin yeniden yargılama kararı olmadan yerel mahkeme tarafından nasıl yeniden yargılanıp haklarında jet hızıyla tahliye kararı verildiğini sordu.
Kuşkusuz Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 14 Temmuz’da Hizbullahçı iki katil hakkında verdiği bu karar Hizbullah’a uygulanan “özel hukuk”un ilk örneği değildi.
1990’lı yıllarda Kürt halkının yükselişe geçen ulusal-demokratik mücadelesine karşı yürütülen özel savaşta kullanılan örgütlerin başında Hizbullah geliyor; bu nedenle aralarında gazeteci, sendikacı ve aydınların olduğu yüzlerce “faili meçhul” cinayeti işleyen örgüt halk arasında “hizbulkontra” olarak anılıyordu. Örgütün devlet tarafından nasıl kullanıldığı sadece ‘Meclis Araştırma Komisyonunun hazırladığı raporlarda yer almakla kalmadı daha sonra dönemin askeri ve siyasi yöneticileri tarafından da itiraf edildi.
Bilindiği gibi PKK Lideri Öcalan 1999’da uluslararası bir operasyonla Türkiye’ye getirildikten ve PKK 2004’e kadar devam eden bir tek taraflı bir “ateşkes” ilan ettikten sonra devlet Hizbullah’a yöneldi ve Örgütün Lideri Hüseyin Velioğlu 2000’de öldürüldü.
2000’li........
