Çekişme mi demokrasi mücadelesi mi?
On gün oluyor, CHP ile yatıp kalkıyoruz.
Bir yılı aşkındır, hatta CHP’nin galip gelerek birinci parti olmayı başardığı son yerel seçimlerden bu yana böyleydi. CHP sadece kahvehanelere kadar yayılan siyasal tartışmaların değil demokrasi mücadelesinin en çok adı anılan öznesiydi. Herkes bilip anlamaktaydı ki demokrasi mücadelesi bir iktidar mücadelesi olarak sürmekte ve zorlamakta olduğu rejimi değişmekle tehdit etmekteydi.
Başta Genel Başkanı Özel olmak üzere CHP bütün sözcüleriyle kent ve kırın emekçilerinin, işçi ve üretici köylülüğün, onlardan da çok emeklilerin, asgari ücretlilerin, kadın ve gençlerin taleplerine sahip çıkmaktaydı. Ne kadarını hayata geçireceği ayrı bir sorun olmakla birlikte görüntü buydu. Özel hayat pahalığının, enflasyonun AKP iktidarı süresince ne denli azıp gerçek ücret ve maaşların ya da emeğin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payının ne denli eridiğini ortaya koymak açısından altın hesabı yapıyor, bu da geniş kitlelerde küçümsenmez karşılıklar buluyordu. Nasıl bulmasın, kent ve kırın yoksulları neredeyse açlıktan kırılmaktaydı. Ciddi olarak milyonlarca insan açlıkla sınanmaktaydı. Örneği günümüz: Asgari ücret açlık sınırının binlerce lira altında ve dört asgari ücretlinin toplam geliri ancak yoksulluk sınırını yakalayabiliyor.
Pratik olarak iktidar alternatifi durumundaki CHP’nin başını çektiği demokrasi mücadelesi, bu nedenle, kendi bağımsız akışı içinde........
