menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Komünizm bitti de antikomünizm bitmedi mi?

35 0
20.07.2026

Geçtiğimiz hafta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ‘aşırı-solu’ güncel bir terörizm tehdidi olarak niteledi ve komünizmi hedef tahtasına koydu. ‘Siyasi terörizmin dirilişi’ konferansı, 66 ülkeden temsilciyle bu konuyu ele almak için toplanmıştı.

Rubio şöyle diyordu: “Kendilerine antikapitalist, antiemperyalist, komünist, anarşist ya da Marksist diyebilirler. Bunların hepsi aynı. Bu eşitlik, adalet ve özgürlük diliyle gizlenmiş zehirli bir kindir - güzellik ve doğruluk olanı yıkmak, yerle bir etmek için duyulan ezici bir ihtiyaçtır. Bunu, içi sadece çirkinlikle dolu olan ve dünyaya şiddet ve terör dışında sunacak hiçbir şeyi bulunmayan insanlar adına yaparlar.”

Rubio, “Batı’dan nefret ediyorlar çünkü Batı büyüktür” diyerek solcuları ‘sinsice yayılan karanlık’ ve ‘uygarlık düşmanı’ olarak tanımladı. “Bu ağları tuğla tuğla sökeceğiz” diyerek ‘aşırı-sol teröre’ karşı mücadele sözü verdi.

Bu sözler şaşırtıcı değil. Antikomünist propaganda, ABD için en az BigMac kadar ‘Amerikalı’ bir değer. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra sosyalizm, halklar için gerçek bir alternatif olarak ortaya çıkınca, sosyal-demokrat ‘tavizler’ verilir. Tabii şeytanlaştırma da bu sürece eşlik eder. Bu cadı avının en bilinen örneği 1950’lerdeki McCarthyizm’dir. Binlerce kişi sol görüşleri nedeniyle işinden edilir, hapsedilir, kara listeye alınır. Akademiden beyaz........

© Evrensel