ABD’nin işgal kılavuzu
ABD’nin askeri müdahaleler tarihi çeşitli aktörlerle dolu: Bazen devrimciler, bazen eski müttefikler, bazense hiç hesapta olmayan iktidar boşlukları Washington’ın radarına giriyor. Fakat farklı ülkelerde, farklı zaman dilimlerinde yaşanan bu deneyimler ilginç bir şekilde nereyse hep aynı şablonu takip ediyor:
Asıl gerekçelerin alelacele uydurma nedenlerle gizlenmeye çalışılması; ‘zalim bir diktatöre karşı mücadele’ sloganıyla başlayan işgalin geri dönülmez bir kargaşayla sonuçlanması; cezai yaptırımdan muafiyet; gerçek hedefe ulaşıldıktan sonra hiçbir şey olmamış gibi ‘sıradaki’ hedefe geçilmesi...
Geçmiş deneyimlerin hepsini bir yazıda hatırlamak imkansız. Yine de farklı karakterdeki hedeflere rağmen aynı yaklaşımın izini sürebileceğimiz bir dizi örnekten bahsedebiliriz.
Grenada: Küçük bir adada ‘komünizm’ korkusu
İlk durağımız nüfusu Türkiye’deki herhangi bir ilçe kadar bile etmeyen ada ülkesi Grenada. Karayip Denizi’ndeki bu ülke 1983 yılında ABD askerlerinin çıkartmasına tanıklık etti. Karizmatik bir lider olan Maurice Bishop, 1979 yılında iktidara geldi. Bishop’un sosyalist hükümeti, kısa sürede köklü reformlara imza attı: Sağlık tamamen ücretsiz hale getirildi, işsizlik yüzde 50’den yüzde 14’e düştü, okuryazarlık katlandı ve topraksız köylülere toprak dağıtıldı. Küba’yla yakın ilişkiler kuruldu. Tüm bunlar 80 bin kişilik Grenada’yı ABD’nin hedef tahtasına yerleştirdi.
Bishop’un infazıyla sonuçlanan 1983 darbesiyle birlikte ABD, beklediği fırsatı buldu. Eski ABD Devlet Başkanı Ronald Reagan yönetimi ‘Grenada’da bulunan 600 ABD vatandaşı öğrenciyi kurtarmak ve demokrasiyi getirmek zorunda olduklarını’ dile getirerek Ada’yı işgal etti. Darbeyle dağılmış Grenada ordusu ve bir kısım Kübalı asker kısa sürede yenildi. Öğrencilerin durumunda bir sorun olmadığı görüldü. Fakat Birleşmiş Milletlerin kınamalarına rağmen ABD çoktan istediğine ulaşmıştı: ‘Komünizm burada sona eriyor’ pankartı açan ABD askerleri, adadaki reformlara son verdi. Grenada, zenginlerin egzotik tatillerin tadını çıkarttığı turizm cenneti ve siyasi bir uydu devlet olarak eski statüsüne geri döndü.
Nikaragua: Bir kontra geleneği doğuyor
Orta Amerika ülkesi Nikaragua’da ABD destekli Somoza ailesinin diktatörlüğü 1979’da Sandinista Ulusal Kurtuluş Cephesi (FSLN) tarafından devrildi. Sandinistalar, Latin Amerika’daki diğer devrimci örneklerde olduğu gibi ciddi toplumsal reform süreci başlattılar. Okuma-yazma seferberliği başlatıldı, toprak reformu yaparak köylülere toprak dağıtıldı ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz hale getirildi.
Fakat ABD, kendisi için Grenada’dan çok daha önemli bu ülkenin Küba’ya yaklaşan çizgisine kanlı bir şekilde karşılık........
