2025’in bilançosu
Takvimler 2026’nın ilk gününü gösterirken, geride bıraktığımız 2025 yılının emek cephesindeki bilançosu oldukça ağır bir tabloyu önümüze koyuyor. İşçi sınıfının en temel hakları ve kazanımlarına yönelik saldırıların sistematik bir hal aldığı, baskı ve gözdağının üretim alanlarından başlayarak toplumsal yaşamın her alanına etkisini hissettirdiği bir yılı daha geride bıraktık.
2025 yılı hiç kuşkusuz egemenler için dikensiz bir gül bahçesi yaratma çabalarının yılı olarak hatırlanacak. İşçi sınıfı açısından ücretlerin sert şekilde baskılandığı, hayat pahalılığının milyonlarca emekçiyi perişan ettiği, hane halkı açısından ülke tarihinin en yüksek borçlanma seviyelerine ulaşıldığı bir yıl geçirdik. İşin kötü tarafı 2025’te oluşan bu bilançonun bütün ağırlığı ile 2026’ya devredilmiş olması.
2025, önceki yıllarda olduğu gibi, sermaye açısından olumlu olan gelişmeler, emekçi sınıflar açısından ciddi olumsuzlukları, önemli hak kayıplarını, özellikle emekçilerin çalışma ve yaşam koşulları açısından ciddi geriye gidişlerin yaşandığı bir yıl oldu.
Sermaye ve hükümet attığı her adımda planlı ve “organize” bir şekilde hareket ederken, emek cephesi ve sendikalar genellikle karşı tarafın hamleleri........
