Halka arz kriterleri yeterince uygun mu?
İLETİŞİM danışmanı Çetin Kımız bağlantıyı gönderince Espressolab’ın kurucusu Esat Kocadağ’ın şirketlerin hisselerini halka arzlarıyla ilgili “izin kriterleri”ni tartışmaya açan sosyal medya paylaşımını okudum.
Esat Kocadağ, paylaşımına Borsa İstanbul’da hisseleri işlem gören şirketlerin finansal sonuçlarıyla girdi:
- Borsa İstanbul’daki şirketler 2026’nın ilk 6 aylık finansal sonuçlarını açıklamaya başladı. Birçok şirketin zarar ettiğini görüyoruz.
Espressolab’ın finansal sonuçlarına işaret etti:
Espressolab’ın 2024 EBITDA’sı (faiz, amortisman ve vergi öncesi kâr) 29 milyon dolardı.
2025 yılında 19.9 milyon dolar EBITDA ürettik.
Bu yılı da 25-26 milyon dolar EBITDA seviyesinde kapatmayı hedefliyoruz.
24 ülkede faaliyet gösterdiklerini belirtti:
- Büyüyen, kâr eden ve borçluluğu oldukça düşük bir Türk şirketiyiz.
Halka arz kriterleri üzerinde durdu:
- Ama halka arz kriterlerine baktığımızda ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. Ciro kriterlerini karşılıyoruz, ancak aktif büyüklüğü kriterini karşılamakta zorlanıyoruz.
Bunun nedenlerini irdeledi:
- Bunun nedenlerinden biri de şirketimizin borçluluğunun düşük olması sebebiyle bilanço aktifimizin görece daha düşük kalması.
Amacının birilerini eleştirmek olmadığını vurgulayıp şu soruyu sordu:
- Mevcut halka arz kriterleri, kârlı, borçluluğu düşük, hızlı büyüyen ve gelirlerinin giderek daha büyük kısmını yurt dışından elde eden yeni nesil Türk şirketlerini değerlendirmek için yeterince uygun mu?
Bunu tartışmanın zamanının gelmiş olabileceğine dikkat çekti:
- Çünkü dünyaya daha fazla Türk markası çıkarmak istiyorsak, sermaye piyasalarımızın da bu yeni nesil şirketlerimizin yapısına ayak uydurması gerekiyor.
Esat Kocadağ, paylaşımının sonuna şu notu koydu:
2025 yılı sonu aktif büyüklüğümüz 3 milyar 319 milyon 003 bin 642 Türk Lirası.
Halka arz için aranan 3.6 milyar Türk Lirası aktif büyüklük kriterinin yaklaşık 281 milyon lira altında kalıyoruz.
Esat Kocadağ, Espressolab’ı 2010 yılı başlarında Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü öğrencisiyken planladı. Babası Mevlüt Kocadağ’ın 1953 yılında ilk şubesini Nişantaşı’nda açtığı “Emirgan Sütiş”ten deneyimli olan Esat Kocadağ, okuldaki bir kafeden esinlendi:
- Buraya Emirgan Sütiş açmaya kalksak, 180-200 kişinin çalışması gerekecek. Bu kafede işler 3-4 kişiyle dönebiliyor.
2014 yılında Bilgi Üniversitesi Santral İstanbul’da 20 metrekarelik bir yer kiralayıp ilk Espressolab’ı açtı. Esat Kocadağ ve abisi Emre Kocadağ’la geçen yıl Ağustos ayında Merter’deki........
