ABD-Çin çatışmasının arkasında yatan temel sebepler
PROF. DR. M. UFUK TUTAN /Antalya Bilim Üniversitesi Öğretim Üyesi
Günümüz küresel ekonominin yarısından fazlasının üretimini gerçekleştiren ABD, Japonya, Almanya ve Çin gibi lider küresel ekonomilerin kâr oranlarının, 1960’lı yılların ortasından itibaren eş anlı düşmeye başladığı ve 2008 sonrasında da bir türlü toparlanamadıkları görülmektedir.
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) liderliğindeki küresel piyasa ekonomisi, 1960’lı yılların ortasından itibaren kârlılık dahil birçok iktisadi göstergede sendelemeye başladı. Kâr, gerek liberal gerek sol iktisadi teorilerde piyasa ekonomisinin temel dinamiği olarak kabul edilmektedir. Küresel üretimin o dönemlerde yarısını üreten ABD, Almanya ve Japonya ekonomilerin kâr oranları, 1960’lı yıllar itibariyle tekrar uzun dönemli düşme sürecine girmiştir. Küresel piyasa ekonomisinin lider ekonomilerinin kâr oranları, ne zaman uzun dönemli düşme sürecine girdiyse küresel iktisadi krizler kaçınılmaz olmuştur. Britanya İmparatorluğu’nun ardından Fransa’nın 1830’lu yıllarda kâr oranları yüzde 50’lerin üzerindeyken düşmeye başlamış ve sonrasında da 1873 ve 1929’da küresel iktisadi krizler gerçekleşmiştir. ABD, Almanya ve Japonya ekonomilerinin 1960’lı yılların ortasından itibaren düşmeye başlayan kâr oranları da 1973 ve 2008 küresel iktisadi krizlere yol açmıştır. Ancak, günümüz küresel piyasa ekonomisi, son iki yüz yıl içerisinde hiç görülmemiş bir açmazla karşı karşıyadır. Küresel piyasa ekonomisinde 1830’lu yıllar itibariyle düşmeye başlayan kâr oranları 1873, 1929, 1973 küresel iktisadi krizlerinin ardından daha oranlarda da olsa toparlanmıştır. Ancak, 2008 küresel krizinin ardından bir türlü toparlanamayan kâr oranları, daha da düşmüş ve son iki yüzyılın en düşük seviyesi olan yüzde 7’ler seviyesine inmiştir.
2008 krizi hâlâ devam ediyor
2008 küresel iktisadi krizin sonrasında, hâlâ düşmeye devam eden kâr oranları, bu son küresel krizin halen devam ettiğini gösteriyor. Ayrıca, küresel piyasa ekonomisinin yapısal sorunlarını artık çözümleyemediği anlamına da gelmektedir. Üstelik, küresel lider ekonomilerde teknolojik gelişmeler dolu dizgin devam ediyorken kâr oranlarının hâlâ düşmesi, küresel piyasa ekonomisinin yapısal sorunlarına çözüm bulamadığı........
