menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump “tarih mi yazacak” yoksa “tarih mi olacak?”

34 0
25.02.2026

Yazımızın başında bir “dış politika uzmanı” olmadığımızı belirtelim. Televizyonlarda boy gösteren, sosyal medyada boşluk bırakmayan, yazılı basında ahkam kesen hoca takımından ve gazeteci grubundan olmadığımızın altını çizelim.

Bu yazımı Trump’ın özellikle gümrük tarifeleri ile ilgili karar ve tasarrufları üzerine yazmak istedim. Geçmiş bürokrasi hayatımda hem Dış Ticaret Müsteşar Yardımcılığı hem de Gümrük Müsteşarlığı yapma, ayrıca son 10 yıldır da üniversitede dış ticaret ve lojistik derslerini verme deneyimi ile yazma cesaretini gösterdim.

Her şeyden önce Trump’ın çok iddialı ve hırslı olduğu ortada. Bu hırsının ve iddiasının ete kemiğe büründüğünü hissetmesinin altında yatan en önemli altyapı da başkanlıkta ikinci dönemini yaşaması. Birinci döneminde yaşadığı acemiliklerden kurtulduğunu kendince hissetmesi.

Kafasında “Great America (Büyük Amerika)” ideali var. Cumhuriyetçilerin şahin kanadı...

Dolayısıyla kendiliğinden bir kahraman olma içgüdüsü ortaya çıkıyor. Bu karakter yapısı ve bugüne kadar yaptıklarıyla “tarih yazma” misyonuna sahip çıkmak istiyor.

Dünyada da öyle bir konjonktür var ki, sormayın gitsin… Yanı başımızda, yakın çevremizde, uzak dünyada çok sayıda tarih yazmak isteyen kahraman var! Kendisine hayat boyu devlet başkanlığı sağlayan Putin, eşi mi öğretmeni mi yoksa anası mı olup olmadığı anlaşılamayan Macron, rüzgara kılıç sallarken kendini Amerikan zindanlarında bulan zavallı Maduro gibi örnekler etrafımızda...

 En önemli devlet meseleleri sosyal medyada yer alıyor

Galiba........

© Ekonomim