Altında düşüş alım fırsatı mı, yoksa yeni bir trendin başlangıcı mı?
Altın fiyatlarındaki son geri çekilme, yatırımcıların klasik ikilemini yeniden gündeme taşıdı: "Düşerken alınır mı, yoksa beklemek mi gerekir?"
Bu sorunun tek kelimelik bir cevabı yok. Çünkü altının yönünü belirleyen dinamikler, yalnızca bugünkü fiyat hareketlerinden ibaret değil. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası, dolar endeksi, reel faizler, merkez bankalarının rezerv tercihleri ve jeopolitik riskler, altının orta ve uzun vadeli seyrini şekillendiren temel değişkenler olmaya devam ediyor.
Son dönemde piyasaların odağında Fed'in faiz indirimlerini öteleyeceği beklentisi yer alıyor. Güçlü seyreden ABD ekonomisi ve enflasyon görünümündeki katılık, tahvil faizlerini yukarı taşırken doların küresel ölçekte değer kazanmasını sağladı. Bu tablo doğal olarak faiz getirisi olmayan altın üzerinde baskı oluşturdu.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken önemli bir ayrıntı var. Altındaki geri çekilme, bugüne kadar fiyatları yukarı taşıyan temel dinamiklerin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Aksine piyasa, kısa vadeli beklentileri yeniden fiyatlıyor.
Merkez bankalarının altın alımları son yıllarda tarihi seviyelere ulaştı. Özellikle gelişmekte olan ülkeler rezervlerini çeşitlendirme stratejisinden vazgeçmiş değil. Jeopolitik riskler ise dönem dönem........
