Varlık Barışı üç kesimi de korur mu? Serbest meslek, kira geliri ve değer artış kazancı
Asıl mesele paranın bankada olup olmaması değil; korumanın çalışması illiyet bağına, çalışabilmesi ise bildirimin inceleme başlamadan yapılmasına bağlı.
Bir meslektaşımdan gelen soru, 7582 sayılı Kanun’la 4 Haziran 2026’da yürürlüğe giren yeni varlık barışının en sık karıştırılan noktasına dokunuyordu. Soruyu sadeleştireyim: Bir serbest meslek erbabı —diyelim bir avukat— bazı vekâlet ücretlerini zamanında makbuza bağlamamış, beyan dışı bırakmış. Şimdi varlık barışından yararlanmak istiyor. İki şey merak ediliyor: Tebliğdeki “bankaya yatırılma” şartı tam olarak neyi gerektiriyor? Ve daha önemlisi, bu bildirim ileride makbuzsuz hasılat nedeniyle yapılacak bir gelir ve KDV incelemesinde mükellefi korur mu?
Soru tek bir meslek grubundan geldi; ama aslında çok daha geniş bir kitleyi ilgilendiriyor. Aynı tereddüt, kira gelirinin bir kısmını yıllar boyu beyan dışı bırakmış ev sahibi için de geçerli. Aynı tereddüt, gayrimenkulünü beş yıl dolmadan satıp doğan değer artış kazancını beyan etmemiş kişi için de geçerli. Üçünün ortak paydası şu: geçmişte beyan dışı kalmış bir gelir var. Bu gelir bazen banka hesabında durmaktadır; bazen ise tamamen kayıt dışıdır, yani nakit olarak elde ya da yastık altında bekler. Soru da ortak: Varlık barışı bu gelire bir koruma kalkanı olur mu?
Birinci kesim: Serbest meslek erbabı ve makbuzsuz hasılat
Örnekteki avukat, bu mekanizmanın en temiz işlediği senaryodur. Makbuza bağlanmamış vekâlet ücreti, ister banka kanalıyla tahsil edilmiş olsun ister nakit alınıp sonradan hesaba yatırılsın, sonuçta bildirilecek bir para mevcuduna dönüşür; kayıt dışı hasılat ile bildirilen varlık arasındaki bağ doğal olarak kurulabilir. Avukatlar, banka ve POS tahsilatlarının beyan edilen gayrisafi hasılatla karşılaştırıldığı kontrollerin doğrudan hedefindeki meslek gruplarından biridir. İleride böyle bir inceleme makbuzsuz tahsilatlardan bir matrah farkı bulursa, bildirilen tutar kadar tarhiyat yapılmaz; aşan kısım vergilendirilir.
Serbest meslekte korumanın bir ayağı da KDV’dir. Makbuzsuz hasılatta sorun yalnızca gelirin beyan dışı kalması değil; aynı zamanda KDV’nin de hesaplanmamış olmasıdır. Varlık barışı KDV’yi de kapatır mı? Danıştay’ın güncel bir kararı yol gösterici. Danıştay 9. Dairesi (E. 2022/852, K. 2024/2472, 08.05.2024 — bir önceki düzenleme olan 7186 sayılı Kanun kapsamında verilmiş emsal bir karar), e-ticaret üzerinden kayıt dışı hasılat nedeniyle yapılan cezalı KDV tarhiyatında şu ilkeyi benimsemiştir: bildirilen varlığın ilgili dönemin ticari faaliyetinden elde edilip kayıt ve beyan dışı bırakıldığının kabulü gerekir; aksi yönde bir tespit yapılmadıkça varlık barışı bildirimi koruma sağlar. Gelir yönünden tarhiyat hukuka aykırı bulununca, aynı inceleme raporuna dayanan KDV tarhiyatı da hukuka aykırı sayılmıştır. (Danıştay 3. Dairesi’nin E. 2022/2864, K. 2024/6301 sayılı kararı bu yönde daha da güçlü bir mükellef lehine yaklaşım taşır.)
Bunun pratik anlamı şudur: KDV otomatik olarak........
