İzaha davette incelemeye sevk oranı %80, artırılan matrah 5 kat artmış
Vergi Denetim Kurulu’nun hakemli yayını VDK Dergi’nin ikinci sayısı (Haziran 2026) yayımlandı. Yazıların sorumluluğu elbette yazarlarına ait; ancak vergi müfettişlerince kaleme alınan bir kurum dergisindeki yaklaşımların, idarenin orta vadeli yönelimine ilişkin erken sinyaller taşıdığını düşünüyorum. Bu gözle okununca sayı, mükellefler açısından üzerinde durulması gereken mesajlar veriyor.
Uzlaşma ve izaha davet büyüyor, ama eleme sertleşiyor
Sayının uygulama açısından en önemli makalesi, uzlaşma ve izaha davet verilerini analiz eden çalışma.
Rakamlar çarpıcı: Uzlaşmada ceza indirimleri yüzde 80’i aşıyor; 2025’te tarhiyat öncesi uzlaşmada 9,46 milyar TL ceza 1,69 milyar TL’ye inmiş. İzaha davet edilen mükellef sayısı bir yılda 16.495’ten 30.237’ye, artırılan matrah 17 milyar TL’den 83,2 milyar TL’ye çıkmış.
Madalyonun öbür yüzü ise şu: İzaha davette incelemeye sevk oranı yüzde 15’ten yüzde 23’e yükselmiş. Yani şekli, genel geçer izahlar artık kabul görmüyor. Otuz günlük süre içinde belge temelli, ticari icaplarla uyumlu, hukuki dayanakları gösterilmiş bir izah dosyası hazırlanmalı; ek süre hakkı bulunmadığından, sürenin yetmediği karmaşık konularda bu durum yazılı olarak kayda geçirilmeli.
Hatırlatalım: 2 Ağustos 2024 sonrası tarhiyatlarda vergi aslı uzlaşma kapsamında değil. Dava süresi içinde uzlaşmaya sadece ceza kısmı için başvurulabiliyor. Dava açmayı düşünüyorsanız, ihbarnamenin tebliğinden itibaren 30 gün içinde dava açılması şart. Bu dönemde, çok sayıda mükellef, eski alışkanlıkla, cezada olduğu gibi uzlaşılamazsa uzlaşmadan sonra 15 gün içinde dava açabilme hakkının devam ettiğini düşünerek vergi aslında dava açma süresini kaçırdılar.
Tartışmalı öneriler: Dava hakkına dokunmayın
Aynı makalede, “uzlaşma iradesinin bölünmezliği” gerekçesiyle, cezada uzlaşan mükellefin vergi aslına dava açma hakkının yasal olarak sınırlandırılması........
