Piyasaların “sarı” imtihanı: 2026-2027 ufkunda altın, ters köşe yatırımcı ve rezerv stratejileri
Altın piyasaları, finans tarihinin en baş döndürücü virajlarından birini dönüyor. Hatırlayalım; 2025 yılındaki d’lük tarihi rallinin rüzgarıyla 2026’nın henüz ilk günlerinde ons başına 5.500 doları aşarak rekor tazeleyen bir “sarı metal” vardı. Güvenli liman arayışı, jeopolitik gerilimler ve küresel enflasyon endişeleriyle gözü tamamen zirvedeydi. Ancak finans dünyasının değişmez kuralı bir kez daha işledi: Herkesin aynı yöne baktığı yerde, piyasa ters köşe yapmayı sever.
Yıl ortasına geçtiğimiz bu günlerde ons altının 4.200 dolar sınırının altına sarktığını, kasım ayından bu yana en düşük seviyelerini test ettiğini görüyoruz. Peki, ne oldu da rüzgar tersine döndü? En önemlisi; 2026’nın geri kalanı ve 2027 yılı bizi nereye götürecek? Gelin, masadaki verileri, merkez bankası hamlelerini ve devlerin tahminlerini bir araya getirerek büyük resmi okuyalım.
Merkez bankalarının ince ayarı ve Türkiye’nin 81 tonluk satışı
Dünya Altın Konseyi’nin (WGC) en son yayımladığı mayıs ayı verileri makroekonomik dengeler açısından çok şey söylüyor. Küresel merkez bankaları net bazda altın biriktirmeye devam ediyor (Polonya ve Çin alım liderliğini koruyor). Ancak madalyonun diğer yüzünde, Türkiye ve Rusya’nın stratejik satışları dikkat çekiyor.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), mayıs ayındaki 3 tonluk satışıyla birlikte yılın ilk 5........
