menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Orada bir hedef var uzakta

10 0
06.03.2026

İlkokulda müzik dersin­de öğrendiğimiz şarkılar­dan biridir, gitmesek de kal­masak da o köy, bizim köyü­müzdür diye devam eder. Yine bir cuma günü yine zorlu geçen bir haftayı ta­mamlarken, yazıya bunun gibi anekdotlar ve küçük nükteler ile girmeyi tercih ediyorum.

Şarkıyı gerçek hayata uyarlarsak vardığı­mız nokta; bizim de bir enflasyon he­defimiz var, hiç ulaşamasak da! Yılın ilk iki ayında gelen enflasyon ile bera­ber şimdiden ara hedef olarak açıkla­nan yüzde 16 düzeyinin yarısına gel­dik. Yılın kalan kısmında yani on ay boyunca enflasyonun çok daha yuka­rıda seyredeceği aşikâr.

Peki, hepimi­zin gördüğünü yani bir noktada İran’a ABD müdahalesi ile petrol fiyatları­nın yukarı tırmanacağını TCMB ya da ekonomi yönetimi öngöremedi mi, yoksa bir şey olursa fiyatlar tüm dün­yada yükseliyor, yanı başımızda savaş var vb. kolay ve anlamlı bir mazeret olarak kenarda mı tutuldu, ne dersi­niz? Hemen çevremizde yer alan ve uzun yıllardır savaşın göbeğinde yer alan ülkelere bakalım. Ukrayna’da enflasyon yüzde 7, aylık değil tabii yıl­lık enflasyondan bahsediyorum. Suri­ye’de de yüzde 11 düzeyinde yıllık enf­lasyon görmekteyiz. Kolaylıkla anla­şılacağı gibi sorunun kaynaklandığı yer sadece burası değil.

Enerji fiyatları kaynaklı risk

Enflasyon nereden kaynaklanır, arz talep dengesizliğine bakalım. Ül­kemizde yaşayan insan sayısı gide­rek artıyor. Ülkemizin nüfusunun yanı sıra, sığınmacılar, expatlar, ya­bancı öğrenciler liste uzayıp gidiyor. Bunun yanına ağırlıklı olarak yaz ay­larında artan turistleri de ekleyelim. Yani gıda talebi artıyor, peki gıda ar­zında ne durumdayız. Hafta içinde açıklanan büyüme verilerinde tarı­mın yüzde 8 üstünde daraldığını gö­rüyoruz. Alt detaylara bakacak olur­sak tarım ile ilgilenen nüfus giderek yaşlanıyor, ekili alan toplamı azalı­yor, hayvancılıkta da sıklıkla uygula­dığımız gibi arzı azalan ürünleri dışa­rıdan ithal ederek belki günü kurtarı­yoruz ama kalıcı çözümden de daha fazla uzaklaşıyoruz.

Petrol fiyatları kaynaklı enerji fa­turamızın artması ile yaşayacağı­mız enflasyon, buraya henüz gelme­dik ama etkilerini eşel mobil mode­line hızla geçilmeye çalışılmasından anlıyoruz. Tabii ki devletin burada önemli bir vergi gelirinden feragat etmesi bu sefer bütçe dengesi üze­rinde farklı sonuçlara yol açacaktır, unutulmamalı ki orta vadede bütçe açıkları da enflasyonisttir. Ülkemiz her enerji ithalatçısı gibi belirli bir stok ile çalışır, ancak mevcut durum­da gözüken yaşanan savaşın maalesef daha uzun süre devam etmesidir.

Talep cephesinde alan sınırlı

Gelelim talep kısmına, faizleri ar­tırıyoruz, iç talep azalmıyor, acaba neden? Öncelikle iyi ki iç talep azal­mıyor, aksi takdirde geniş tanımlı iş­sizlikte başka şeyleri konuşuyor olur­duk. En sonda söylemem gerekeni başta söyleyeyim, dünyada enflasyon sorununu çözmek isteyip de çözeme­miş ülke yoktur. Enflasyon sorunu çözülemeden kronik hale geliyorsa, önceliklerin farklı şekillenmesi söz konusudur. Büyümeden feragat et­meden enflasyon çözülmez, aracınızı tamire götürdüğünde kontağı kapatı­yorsanız, burada da durum farklı de­ğil. Dolayısıyla bu bir tercihtir. Ancak eklemem gerekir ki, arz tarafındaki yapısal sorunlar çözülmeden ve ener­ji piyasasında volatilite azalmadan bu taraftan gelebilecek fayda sınırlıdır.


© Dünya