menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Petrol risk mi yanılsama mı?

21 0
wednesday

Son haftalar­da piyasalar­da en çok konu­şulan konu şüp­hesiz Orta Doğu ve bu eksende petrol ve petrol odaklı enflas­yon riski. İran ile ABD-İsrail ge­rilimi, Hürmüz Boğazı üzerin­den ortaya konan senaryo­lar, yatırımcıların dikkati­ni petrol fiyatlarına çevirdi.

Bugün yapılan analizlerde petrol önemli bir değişken. Uzlaşma haberleri piyasa­lar için önemli bir rahatla­ma göstergesi olsa da, bir süredir savaşın yarattığı ka­os ortamı merkez bankala­rı (MB) para politikalarına yansımaya başlamıştı. Ni­tekim son dönemde ener­ji fiyatlarında yaşanan yük­seliş, küresel dezenflasyon sürecine ilişkin soru işaret­lerini yeniden gündeme ge­tirdi. Avrupa Merkez Ban­kası, haziran ayında politika faizini 25 baz puan artırdı.

TCMB faizlerde değişikliğe gitmedi, ancak enerji fiyat­ları, enflasyon ve cari den­ge görünümü açısından te­mel risk unsurlarına dikkat çekti. Bu yazının yazıldı­ğı esnada henüz FED kara­rı bilinmese de yeni başkan Warsh’ın sağlanan uzlaşma ortamında ne kadar güver­cin kalacağını göreceğiz. Bu tablo, petrolün ekonomik sistem üzerindeki etkisinin güçlü olduğunu gösteriyor. Ancak bugün sormamız ge­reken soru şu: Gerçekten de dünyanın en büyük ekono­mik riski halen petrol mü?

Petrol harici belirsizlikler

Uzlaşma haberleri piyasa­ları rahatlattı. Fakat uzlaş­ma olsa bile, küresel değer zincirlerindeki dönüşümün farklı riskleri de beraberin­de getireceğini vurgulamak gerekir. Çin'in yükselişi, BRICS ülkelerinin genişle­mesi, bölgesel ticaret blok­larının güçlenmesi ve stra­tejik sektörlerde artan ko­rumacılık bu dönüşümün önemli göstergeleri arasın­da yer alıyor. Bu nedenle ye­ni dönemde belirleyici un­surlar ülkelerin dönüşen jeoekonomik düzende na­sıl konumlanacağı olacak. Ticaret savaşları, teknoloji........

© Dünya