menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Belirsizlik çağında yeni denge

19 0
04.04.2026

Gençlik hazır; potansiyel var, bağlantı var, istek var. Ancak bu potansiyelin karşılık bulacağı zemin hâlâ inşa halinde. Bu zeminin nasıl şekilleneceği ise yalnızca ekonomik değil, eğitimden teknolojiye, girişimcilikten toplumsal katılıma kadar uzanan bütüncül bir yaklaşımla belirlenecek.

 Geçtiğimiz günlerde Habi­tat Derneği’nin, Infakto RW işbirliğiyle 2017’den bu yana düzenli olarak yürüttü­ğü “Türkiye’de Gençlerin İyi Ol­ma Hali” araştırmasının 2025 so­nuçlarının paylaşıldığı toplantı­ya katıldım. Bu araştırma, yıllar içinde sadece veriler üretmek­le kalmadı; gençliği konuşurken kullandığımız dili de değiştirdi. Bugün sıkça kullanılan “ev genci” kavramının bu çalışmadan çık­mış olması bile tek başına önem­li. Çünkü mesele sadece gençle­rin ne yaptığı değil, nasıl bir yaşa­mın içinde konumlandıkları.

Sunum boyunca dikkatimi çe­ken şey, tek tek rakamlar değil, bu rakamların birlikte çizdiği çerçe­veydi. Ortaya çıkan tablo ne ka­ramsar ne de aşırı iyimser. Daha çok, gençliğin belirsizlik içinde kendi dengesini kurmaya çalış­tığı bir geçiş halini anlatıyor. Bu geçiş hali aslında sadece Türki­ye’ye özgü de değil; dünya gene­linde gençliğin, ekonomik dalga­lanmalar, teknolojik dönüşüm ve değişen iş yapma biçimleri ara­sında kendine yeni bir yer aradığı bir döneme işaret ediyor. Bu yüz­den gördüğümüz tabloyu sadece bugünün verileriyle değil, içinde bulunduğumuz çağın dinamikle­riyle birlikte okumak gerekiyor.

Güven arayışı: İş, sadece iş değil

Sunumda paylaşılan veriler, gençlerin yaşam memnuniyetin­de son dönemde bir artış olduğu­nu gösteriyor. Bu, önceki döne­me kıyasla daha olumlu bir tablo. Bununla birlikte, araştırmanın bütününe baktığımızda üzerin­de düşünülmesi gereken başka bulguların da öne çıktığını görü­yoruz. Araştırmanın en net bul­gularından biri, gençlerin yaşam memnuniyetini en güçlü belir­leyen unsurun çalışma durumu olması. Çalışan gençlerle iş ara­yan gençler arasındaki fark sade­ce gelir farkı değil; aynı zamanda bir güven farkı. Bugünün dünya­sında iş, yalnızca ekonomik bir araç değil, aynı zamanda bir yön duygusu.

Bu nedenle son dönemde çalı­şan genç oranındaki artışı sadece istatistiksel bir iyileşme olarak okumak eksik kalır. Bu durum, gençlerin hayata daha güçlü tu­tunma ihtiyacıyla da ilgili. Ancak burada asıl mesele, işin varlığı kadar niteliği. Çünkü gençler ar­tık sadece çalışmak değil, yaptık­ları işin kendilerine nasıl bir ge­lecek sunduğunu da sorguluyor. İşin sürdürülebilirliği, gelişim imkânı sunup sunmadığı ve bire­yin kendini gerçekleştirme alanı açıp açmadığı, en az işin kendisi kadar belirleyici hale gelmiş du­rumda.

Habitat Derneği İcra Kurulu Başkanı Bora Caldu’nun şu sözle­ri bu........

© Dünya