COP31 Paris moda haftası değil
COP31, iklim krizine çözüm aranan küresel bir zirve değil de sanki Paris Moda Haftası. Valizler hazırlanıyor. Antalya’ya gideceklerin listesi kabarıyor. Cemiyetin önde gelenleri, LinkedIn uygarlığının bembeyaz yakalıları, yukarı mahalleden onlar bunlar.
İklim kelimesini sadece sürdürülebilirlik raporlarında cümle içinde kullanan şirketler şimdilerde sıkı bir çevre dostu, hararetli bir aktivist. Sadece bu yıl değil geçmiş yıllarda da jetler karbonu sala sala dünya liderlerini COP’lara taşımıştı. 2022’de Şarm El-Şeyh’teki COP27’ye yüzlerce özel jetin geldiği haber olmuştu. Dünyanın en büyük iklim zirvesinin artan karbon ayak izi, toplumun görünürlük hevesi iklim hedefleriyle ne kadar uyumlu?
COP31’in amacı daha az emisyon, daha dayanıklı tarım sistemleri, daha temiz enerji, daha adil finansman, daha az israf, daha çok dönüşüm, daha sade bir uygarlık değil miydi? Nasıl oldu da tüketimi teşvik eden yaşam tarzı ile sıfır atığı amaçlayan iklim eylemi aynı sahnede buluştu. Çözümün kendisi tüketim organizasyonlarına dönüştü.
COP’lar büyüyor etkisi küçülüyor mu?
COP zirveleri başlangıçta ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak karar aldığı teknik müzakere platformlarıyken şimdilerde sadece çevre bakanlarının değil, liderlerin, küresel CEO’ların, STK’ların ve finans kuruluşlarının buluştuğu dev diplomasi sahnesine dönüştü.
Paris'te yaklaşık 30 bine yakın kişinin mücadele verdiği COP ölçeği, Dubai’de 80 bin kişiye yakın katılımcının katıldığı dev bir organizasyona dönüştü. Avrupa Komisyonu İklimden Sorumlu Komiseri Wopke Hoekstra'ya göre “son COP sonuçları bilimin gerektirdiği hızın gerisinde. Artık daha küçük ve daha hızlı hareket eden “istekliler koalisyonlarına” ihtiyaç var.”
Sivil toplum kuruluşlarının analizlerine........
