menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

COP31 Paris moda haftası değil

40 0
12.08.2026

COP31, iklim krizine çözüm aranan küresel bir zirve değil de sanki Paris Moda Haftası. Va­lizler hazırlanıyor. Antalya’ya gi­deceklerin listesi kabarıyor. Ce­miyetin önde gelenleri, LinkedIn uygarlığının bembeyaz yakalıla­rı, yukarı mahalleden onlar bun­lar.

İklim kelimesini sadece sür­dürülebilirlik raporlarında cümle içinde kullanan şirketler şimdiler­de sıkı bir çevre dostu, hararetli bir aktivist. Sadece bu yıl değil geç­miş yıllarda da jetler karbonu sala sala dünya liderlerini COP’lara ta­şımıştı. 2022’de Şarm El-Şeyh’teki COP27’ye yüzlerce özel jetin geldiği haber olmuştu. Dünyanın en büyük iklim zirvesinin artan karbon ayak izi, toplumun görünürlük hevesi ik­lim hedefleriyle ne kadar uyumlu?

COP31’in amacı daha az emisyon, daha dayanıklı tarım sistemleri, da­ha temiz enerji, daha adil finansman, daha az israf, daha çok dönüşüm, da­ha sade bir uygarlık değil miydi? Na­sıl oldu da tüketimi teşvik eden ya­şam tarzı ile sıfır atığı amaçlayan iklim eylemi aynı sahnede buluştu. Çözümün kendisi tüketim organi­zasyonlarına dönüştü.

COP’lar büyüyor etkisi küçülüyor mu?

COP zirveleri başlangıçta ülkele­rin iklim değişikliğiyle mücadelede ortak karar aldığı teknik müzakere platformlarıyken şimdilerde sade­ce çevre bakanlarının değil, liderle­rin, küresel CEO’ların, STK’ların ve finans kuruluşlarının buluştuğu dev diplomasi sahnesine dönüştü.

Pa­ris'te yaklaşık 30 bine yakın kişinin mücadele verdiği COP ölçeği, Duba­i’de 80 bin kişiye yakın katılımcının katıldığı dev bir organizasyona dö­nüştü. Avrupa Komisyonu İklimden Sorumlu Komiseri Wopke Hoeks­tra'ya göre “son COP sonuçları bili­min gerektirdiği hızın gerisinde. Ar­tık daha küçük ve daha hızlı hareket eden “istekliler koalisyonlarına” ih­tiyaç var.”

Sivil toplum kuruluşlarının ana­lizlerine........

© Dünya