Liderin dehasından ortak akla
İş dünyasında uzun yıllar boyunca inovasyonu ve büyük kurumsal başarıları tek bir "dahiye" fatura etmeyi sevdik. Şirketleri ipten alan karizmatik CEO’lar, laboratuvardan tek başına devrimsel bir fikirle çıkan dahi mühendisler ya da ajansın tek bir dahi yaratıcı yönetmeni…
Biz başarı hikayelerini hep bu "yalnız kahramanlar" üzerinden okumaya alıştık. Ancak modern iş ikliminin getirdiği karmaşıklık, devasa teknolojik dönüşümler ve küresel belirsizlikler, bu "yalnız dahi" mitini tamamen tarihe gömüyor.
Bugün artık hiçbir dahi lider, tek başına bir şirketin geleceğini kurtarmaya yetmiyor. Çünkü mesele artık sadece odada "iyi bir fikir bulmak" değil; o fikri hiyerarşinin en alt kılcal damarlarına kadar indirebilmek, yani kurumsal bir kitlesel deha yaratabilmek. Geçtiğimiz günlerde Harvard Business Review Press tarafından yayınlanan ve yönetim dünyasında oldukça ses getiren yeni bir kitabı incelerken tam da bu kırılma noktasına rastladım.
Harvard Business School profesörü Linda Hill, Emily Tedards ve Jason Wild’ın kaleme aldığı Genius at Scale: How Great Leaders Drive Innovation adlı çalışma, ezberleri bozacak nitelikte. Küresel devler üzerinde yürütülen neredeyse 20 yıllık derin saha araştırmalarına dayanan kitap, çarpıcı bir gerçeği yüzümüze vuruyor: Şirketler fikir bulamadıkları için değil, buldukları fikirleri organizasyon geneline "ölçekleyemedikleri" yani büyütemedikleri için inovasyonda çuvallıyor.
İnovasyonun yeni alfabesi: ABC rolleri
Geleneksel yönetim anlayışı, bir liderin en zeki insan olması........
