menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üç büyük dalga geliyor…

22 0
05.01.2026

Sorun getirmemek, duymak istememek, “sonra bakarız” diyerek üstünü örtmek…Hatta sorunu getireni cezalandırmak… Bun­ların hepsi kısa vadede konfor, uzun vadede maliyettir. Çünkü sorun, kaçtığınızda küçül­mez; büyür, şekil değiştirir ve gün gelir daha maliyetli olarak karşınıza çıkar.

Aslında sorun, gelişmenin ham maddesi­dir. Görmezden gelinen her sorun, zaman­la derine iner; “yok oldu” sanırsınız ama sa­dece yer değiştirir. Yüzeyde görünenler çoğu zaman buzdağının küçük parçalarıdır; su üs­tündeki baloncuklardır. Asıl mesele, derinler­deki nedenlerdir. Kulak vermezseniz, sahaya inmezseniz, veriye dokunmazsanız, yürüyen operasyonu görmezseniz gerçek sorunu ya­kalayamazsınız. Kaybolan sorun değil, çözüm fırsatıdır. Fırsat kaçınca döngü geri gelir: ay­nı problemler, aynı maliyetler, aynı şikâyetler.

Sorunları dillendirmek elbette önemli. Ama sorunu netleştiremezseniz çözümü de tasarlayamazsınız. Esas ihtiyacımız; tekrar eden şikâyetler değil, işleyen çözüm meka­nizmaları. Sorunu sistematik ele alıp çıktı­ya dönüştüren, kalıcı ve sağlam yapılar kuran bir yaklaşım… Niyet çözmekse, işte tam da bu yüzden sahaya inip derinlemesine madenci­lik şart.

İşte bu anlayışla ülkemizin millî menfaat­lerini öncelikleyerek, yazılım sektörünü stra­tejik hedeflerimiz doğrultusunda “Yazılım = Stratejik Sektör / Millî Güç” vizyonuyla ele almaktayız.........

© Dünya